Ana Sayfa » Yayın Arşivi » Türk Otolarengoloji Arşivi » 1984 » Larenjektomi Total Ameliyatında Fonasyonun Korunması
 

Larenjektomi Total Ameliyatında Fonasyonun Korunması

Cevanşir B., Akmandil A., Bitiren E., Başerer N.

Yazının aslı 4 daktilo sayfası, 8 fotoğraf, 1 tablo ve 4 kaynaktan oluşmaktadır. Giriş: Total larenjektomi uygulanan hastalarda en büyük sosyal sorun fonasyonun korunmasıdır. Bu tür hastalarda fonasyonun oluşması için bilinen en pratik yol özofagus sesinin ortaya çıkarılmasıdır. Diğer bir yol da mekanik yapay aletlerin hastanın konuşturulmasındaki yararıdır. Fakat bu iki yol da fonasyon sorununu çözümlemez. Bu durum sorunun cerrahi yöntemlerle çözümlenmesini gerektirmiştir. Burada 1979 Ulusal ORL Kongresinde sunduğumuz tekniğimizi ve edindiğimiz tecrübeleri ortaya koyuyoruz. Teknik: Ameliyatta median ensizyonla başlanır. Klasik teknikle prelarengeal kasların disseksiyonu, hyoid kemiğin çıkarılması ve larengeus superiorların bağlanması sağlanır.Triodi kartilaj ve trakea perikondriumları dekole edilerek larenks ve trakea mobilize edilir. Krikoid kartilajın hemen altından, açıklığı öne bakan oblik bir enzisyonla krikoid kıkırdak 1/3 arka alt kısmı kalacak şekilde larenks trakeadan ayrılır ve larenks usulüne uygun olarak çıkartılır. Sonra trakeotomi yapılır."T" şeklindeki ensizyon yapılır. Kartilaj flepleri kaldırılarak cit kenarlarına ipek suturla adapte edilir ve entübasyon tübü buraya yerleştirilir. Önde kalan özofagus kısmında 1 cm'lik vertikal enisyon yapılır. Böylece özofagus ön duvarında bir fistül oluşturulur. Özofagus mukozası bu fistül içinden çekilerek trakeanın açık olan üst ağzının iç perikondriuma çepeçevre dikilir. Fistülin dış yüzünü yapan özofagus submukoza e muskularis tabakaları trakeanın dış perikondriumuna dikilerek trakeo-özofageal şant gerçekleştirilir. Özofagoskopi pozisyonunda altta özogagus lümeni,onun önünde özofagus plileri arasına gömülmüş küçük bir grişinti görülür. Sonra nazogastrik sonda takılır ve farenks plastiği yapılır. Prelarengeal kaslarla şant ve özofagusun proteksiyonu yapılır. Anatomik katlar ve ensizyon yeri kapatılarak ameliyat tamamlanır. Girişimden 1 hafta sonra dikişler alınır. Sonda çıkarılarak ağızdan beslenir. Bu günden itibaren konuşturma çalışmaları başlar.Kısa sürede hastalar fonasyon sorununu çözümlerler.Takip altında tutulmak üzere 10-15 günde taburcu edilirler.Komplikasyon olarak şant stenozu, özofageal fistüllerin oluşması, aspirasyon sayılabilir.Şant stenozu dilatasyonla açılır. Fistüllerin diğerlerinden farkı yoktur. Aspirasyon sonucu pnoömoni olabilir. Hastalar belli pozisyonda yemek yemeli ve şant kısmına ciltten baskı yapmalıdırlar. Aspirasyon önlenesmezse şant iptaline gidilir. Olgular: Tekniğimizi 26 total larenjektomili hastaya uyguladık. Bulgular: 26 olgunun 22'si postop, erken devrede konuşmayı başarmışlardır. Konuşamayanların 2'sinde stenoz olmuş, ikis ise ileri takibi kabul etmemişlerdir.Konuşanlarda fonasyon 9 ila 27 gün arasında oluşmuştur. Stenoz 3 hastada oldu. Birinde dilatasyonla açıldı. Fistül 8 hastada oldu ve 6'sında fonasyon etkilenmedi, 6 hastada aspirasyon oldu 3 olguda şant kapatıldı. Olguda şant daraltıldı. 2 olguda pnömoni gelişti. Bu sorunları da halledildi. Karşılaşılan komplikasyonlar nedeniyle konuşabilen hasta sayısı 18'e düştü.Yani oran % 70'dir. Tartışma: Tekniğimizi uyguladığımız 26 olgunun 24'üne boyun disseksiyonunu beraber uyguladık. Bu nedenle boyun disseksiyonunu trakeoözofageal şant grişimlerinde komplikasyon olarak gören ekollerle burada ayrıldığımızı bildirmek isteriz. Preoperatif trakeotomi tekniğimizin uygulanması için bir handikaptır.Trakeotomi yapılacaksa inferior yapılmalıdır. Zira teknik gerekli olan kısım,trakeanın üst kısmıdır. İncelememizde fistül sayısını preoperatif trakeotomililerde fazla buldu. Trakeostoma ile krikoid arasında kalan trakea kısmının kısa olduğu olgularda oluşan gerginlik tekniğin aleyhine olmaktadır. Bu yüzden kısa trakealı olgularda tekniği uygulamaktan kaçınıyoruz. Radyoterapili olgularda da tekniğimizi uygulamaktan kaçınıryoruz. Aspirasyonun devam ettiği olgularda ikinci bir girişimle trakeanın daha da daraltılması mümkündür. Özofagus sesiyle konuşan hasta sayısı en iyi istatistiğe göre % 60 iken, bu oran tekniğimizde % 70'dir. Zamanla artacak deneyimimizle bu oran artacaktır. Sonuç olarak tekniğimiz fonksiyonel kapıların minimale indirilmesi yönünden amaca yönelik ve iyi sonuçlar alınabilecek bir teknik olduğuna dair kanaatimizi bildiririz.

Türk Otolarengoloji Arşivi 22(Supl)/12-13

Ara İstanbul KBB BBC Uzmanları derneği ve TKBBV ortak bilimsel toplantısı
Kozyatağı Hilton Otel
6
2017
Nis 3. İLKBAHAR TOPLANTISI
Belek/Antalya
12
2018
Ağu 3.ERA-SUMMIT
Kiev/Ukrayna
28
2018
Eki MEDITRIO 3
Girne/KKTC
4
2018
KBB Dernek   | KBB Yeterlik Kurulu   | Kullanım Şartları
 LookUs & Online Makale