Ana Sayfa » Yayın Arşivi » Türk Otolarengoloji Arşivi » 1984 » Respiratuvar Distres Sendromlarında Bronkoskopi Endikasyonları
 

Respiratuvar Distres Sendromlarında Bronkoskopi Endikasyonları

Bedir Ö.

Obstrüktif hava yolu hastalıklarının değişik yöntemlerle tanı ve tedavisi bugüne kadar birçok araştırmalara neden olmuştur. Ulaşılan sonuçlar birçok yenilikler getirmiş olmasına rağmen halen gene bu alanda birçok acil durumlarda boşluklar ve potasiyel tehlikelerle karşı karşıya kalmaktayız. Hava yollarının aspirasyonu, nazotrakeal entübasyon, direkt larengoskopi ve trakeostomi yeni doğanın resüsitasyonunda çok kez yardımcı müdahaleler olabilmektedir. Fakat obstrüktif hava yolu hastalığı olan bir çocuğun tetkik ve tedavisinde bronkoskopi halen oldukça seyrek başvurulan bir muayene yöntemidir. Bronkoskopik muayene kısa bir zaman öncesine kadar küçük çocuklarda ve bilhassa yeni doğanda zor bir muayene yöntemi idi. Alınan sonuçlar da pek tatmin edici olamıyordu. Bununla beraber halen yeni, minyatürize fiberoptik cihazlarla küçük çocukların ve hatta yenidoğan çocuğun trakeo bronşik sistemlerine inmek imkanını sağladığı gibi bronş içi dokuların gayet ayan olarak izlenmesini de mümkün kılmaktadır. Bronkoskopik muayene bugün sadece reaktif hava yolu hastalıklarında kontroendike sayılmakta ve tehlikeli olabilmektedir. Bronskopkopik muayene için major endikasyon, yaşamı tehlikeye düşüren solunum yolu tıkanması sonucu akut solunum zorluğu ve solunum yetmezliği halleridir.Yüksek tonalitede inspiratuvar ve ekspiratuvar stridor, burun kanadı oynaması, şiddetli reatraksiyonlar, siyanoz ve PaCO2 artması solunum sisteminde gaz değişimi bozukluğu belirtilerini teşkil ederler. Bu cins bozukluklarda: 1- Yenidoğanda ve küçük çocuklarda orofarengeal sekret birikimine bağlı respiratuvar distreslerde, biriken sekret özel cihazlarla emilerek amaca ulaşılmaya çalışılır. Bundan sonra O2 inhalasyonu ile hasta direkt larengoskopiye hazılanmış olur ve gerekirse yapılır. Böyle durumlarda hemen arkadan bronkoskopi gereksinimi de meydana çıkabilir ve lüzumlu görülürse yapılabilir. Günümüzde bu gibi müdahalelerin ciddi komplikasyonları hemen hemen ortadan kalkmış denebilecek kadar azalmıştır. 2- Yenidoğanda, ilk günlerde, solunum yollarının mukus tıkaçları ile tıkanması bahis konusu değildir. Ancak yerinde bırakılan nazotrakeal plastik tüpler, bir süre kaldıktan sonra mukus tıkaçlarına neden olabilir veya akut larengo-trakeobronchitis ve ameliyat sonucu teşekkül edebilirler. Bu gibi tıkaçlar medikal yolla eritilip çıkarılamazsa teşhis ve tedavi yöntemi olarak bronkoskopi gereksinimi meydana çıkabilir. 3- Daha sık olarak bronkoskopi trakea ve bronşlardaki bir lezyonu veya malformasyonu tanımak amacı ile yapılır. Böyle durumlarda bazen bronkografiyi de asosiye etmek gerekebilir. 4- Endotorasik lenf bezleri tüberkülozunun komplikasyonu olarak gelişen bronkostenozlarda, şiş ve kazeifiye olan lenf bezlerini küçük çocuklarda trakea ve bronkusu baskılaması veya bronşlara açılması ile, bronş lümenine kazeifiye parçaların atılması, bronkusu veya trakeayı tıkaması da acil bir bronkoskopi endikasyonu yaratabilir. 5- Tüberkülozlu bezin bronşa yapışması sonucu entralüminal granülom teşekküllerinde de tanı ve tedavi yönünden bronkoskopi mutlak bir endikasyon yaratır. 6- Gene mediasten tümörlerinde meydana çıkan ve astım gaglioner adı verilen solunum güçlüklerinde bronş tıkanmalarını gözleme, biyopsi materyali alma ve mümkün olduğu oranda bronş lümenini açma gayretleri de bir bronkoskopi endikasyonu yaratır. 7- Bronkoskopik muayene ve tedavinin haklı bir endikasoynu da bilinen veya şüphe edilen yabancı cisim aspirasyonlarıdır. Böyle durumlarda toraksın enspirasyonu ve ekspirasyonunda alınan röntgenogramları da tanıda yardımcı olabilmekle beraber bronkoskopiye mutlak bir ihtiyaç vardır. Böyle durumlarda fatal asfiksi yoksa orotrakeal entübasyondan mutlaka kaçınmalıdır. Çünkü tübün takılması, yabancı cismin çıkarılması daha güç bir duruma iter. Bununla beraber eğer yabancı cisim trakeayı tıkamışsa ve O2 inhalasyonuna rağmen ağır asfiksi devam ederse orotrakeal entübasyonla yabancı cisim bir ana bronşa itilerek bronkoskopi yapılıncaya kadar karşı taraf akciğerinin çalışmasını sağlamak yegane başvurulacak bir yöntem kabul edilmelidir. 8- Entratorasik doğuştan damar anomalilerinin trakea ve bronşları baskılaması ancak bronkoskopik muayene ile kesin olarak tanınabilir. Bunlar arasında en fazla arteria innominata'nın trakeayı baskıladığı görülmekte olup bu durum bronkoskopide kolayca tanınır. 9- Süt çocuklarında stridor ve Wheezing varsa nedeni anlamak yönünden bronkoskopi endikasoynu meydana çıkar. 10- Endrotorasik lenf bezi tüberkülozuna bağlı branş baskılanmalarında meydana çıkan obstrüktif anfizem ve absorpsiyon atelektazisi gibi komplikasyonlar tüberkülostatik tedavi ile iyileşmezse bronkoskopi endikasyonu kesin olabilir. 11- Bronkoskopi bazen mukus tıkanmaları vs. gibi hallerde medikal tedaviyi çabuklaştırmak amacı ile de gerekebilir.

Türk Otolarengoloji Arşivi 22 (Supl)/29-30

Ara İstanbul KBB BBC Uzmanları derneği ve TKBBV ortak bilimsel toplantısı
Kozyatağı Hilton Otel
6
2017
Nis 3. İLKBAHAR TOPLANTISI
Belek/Antalya
12
2018
Ağu 3.ERA-SUMMIT
Kiev/Ukrayna
28
2018
Eki MEDITRIO 3
Girne/KKTC
4
2018
KBB Dernek   | KBB Yeterlik Kurulu   | Kullanım Şartları
 LookUs & Online Makale