Ana Sayfa » Yayın Arşivi » Türk Otolarengoloji Arşivi » 1984 » Gastroözefageal Reflüye Bağlı Pulmoner Komplikasyonlar
 

Gastroözefageal Reflüye Bağlı Pulmoner Komplikasyonlar

Kalaycıoğlu E., Baçcıoğlu E., Sezer H., Özdemir İ. A.

Bu bildiri 11 sayfa, 4 resim, 35 kaynaktan oluşmuştur. Özofagusun iyi huylu hastalıkları ile birlikte solunum sistemi patolojilerinin birlikte görülmesine dikkatleri ilk çeken 1949'da Belcher olmuştur. Belsey 1960'da bu konuya ilişkin izlenimlerde çeşitli akciğer hastalıklarının Gastroözofagial reflüye neden olduğunu göstermiştir. Son yılda yapılan çalışmalar reflüye bağlı akciğer komplikasyonlarında istemsiz ve devamlı gastrik sıvı aspirasyonunu etkin olduğunu kanıtlamıştır. Bu izlenimlerin ışığında, konuyu ve olgularımızı incelemeyi amaçladık. KLİNİK MATERYAL: Kliniğimizde 1977-1980 yılları arasında, 18 olgu gastro-özofageal reflü tanısı ile tedavi edilmiştir. Bu olgulardan 9'u erkek, 9'u kadındır. En genç hastamız 25, en yaşlısı ise 53 yaşında, yaş ortalaması 41 yıldır. Olgularımızda çeşitli yakınmalar birlikte görülmüştür. En sık gördüğümüz yakınma sternum ardında ağrı ve yanmadır (11 olgu) bunun ardından sırası ile tıkanma (5 olgu), geğirme, disfaji 4'er olgu, öksürük ve balgam çıkarma (3 olgu), astım benzeri nöbet çarpıntı (2'şer olgu) ve bir olguda sol yan ağrısı vardı. Olgular bize başvurduğunda hastalıklarının hikayesi dinlenmiş, kan sayımı kimyası, idrar tetkiki EKG ve iki yönlü akciğer röntgenogramları rutin olarak yapılmıştır. Baryumlu üst sindirim sistemi tetkikinde 16 olguda reflünün kayıcı tipte hiatus hernisi ile birlikte olduğu, birinde yalnız reflünün bulunduğu ve diğer olguda ise distal özofagusta striktür saptanmıştır. Olgular radyolojik tetkikleri sırasında 1 olguda taşlı kolesistit, iki olguda Hidronefroz ve üriner sistem taşı ve bir olguda da özofagus divertikülünün hiatus hernisi ile birlikte bulunduğu saptanmıştır. Tıbbi metodlarla iyileşme görülmeyen iki olguya ameliyat önerilmiştir, biri ameliyat edilmiştir. Diğer ameliyat edilen olgularda reflüye bağlı komplikasyonlar saptanmıştır. Olgularımızdan yedisinde Belsey Mark IV. Ameliyatı ile reflü önlenmiştir. Pulmoner komplikasyon nedeni ile ameliyat edilen 5 olgunun akciğer biyopsilerinin 3'ünde kronik enflamasyon gösteren değişiklik bulunmuştur. Diğer iki olguda ise astım krizleri ameliyattan sonra tekrarlamamıştır. Gastroözofageal Reflü'ye Karşı Mekanizmalar: Özofagus gövdesi göğüs boşluğu 4-6 cm'lik alt kısmı karın içinde bulunan bir organdır. Fizyolojik olarak özofagus alt sfinkterinin bulunduğu gösterilmeden önce bu mekanizma çeşitli faktörlerin oluşturduğu mekanik dirençle açıklanmaya çalışılmıştır. Son on yıl içindeki çalışmalar distal özofagusta fizyolojik olarak sfinkter fonksiyonu gören bir bölgenin bulunduğunu göstermiştir. Bu bölge özofagus alt sfinkteri olarak adlandırılmaktadır. Açık uçlu kateterle manometrik çalışma yapıldığında, kateter mideden geriye doğru çekildiğinde distal özofagusun 2 ile 5 cm'lik kısmında basıncın karın içi basıncından 12-30 mmHg kadar daha yüksek olduğu saptanır. Tanı Yöntemleri: 1. Baryumla Özofagografi, Floroskopi ve Sinoözofagografi, 2. Endoskopi, 3. Özofagus Mukoza Biyopsisi, 4.Manometri, 5. Asid Perfüzyon Testi, 6. Özofagus pH ölçülmesi, 7. GE Scintiseaning Sağaltım: Böylece gastroözofageal reflü teşhis edildikten sonra sağaltım tıbbi ve cerrahi metodlarla sağlanabilir. Hastaya gastroözofageal basınç farkını azaltacak yöntemler önerilmelidir. Bunlar şişmanlık, ıkınma, korse giyme gibi karın için basıncı arttırıcı davranışlardan kaçınma ve gece reflülerini önlemek için, yatağın baş kısmının en az 25°bir açı kadar kaldırılmasıdır. Asid sekresyonunu azaltılması veya nötralize edilmesi ikinci bir yöntemdir. Gastroözofageal reflüye karşı direnç yükseltmeye yarayan maddelerden Bethaneokol kolinomimetik ajan olup sfinkter direncini arttırdığı gösterilmiştir. Reflüye karşı direncini arttırmayı amaçlayan ameliyatlarda hiatus hernisinin varsa redüksiyonu karın için özofagus bölümün oluşturulması, midenin karın için özofagus etrafına sarılması kardiyo açıklığının belirlenmesi ve kardiyanın diyafragma altına tutturulması gereklidir. Bu işlemlerin yapılabildiği ve son yıllarda kullanılan başlıca amelyatlar, Nissen'in fundoplikasyonu, Hill'in karın içinden gastropekisi ve Balsey'in Mark IV amelyatıdır. Mark IV Amelyatı: Kliniğimizde bu ameliyat metodu tercih edilmektedir. Amelyat edilen 7 olgudan bir sonuç çıkarılması erkendir.

Türk Otolarengoloji Arşivi 22 (Supl.)/ 51-52

Ara İstanbul KBB BBC Uzmanları derneği ve TKBBV ortak bilimsel toplantısı
Kozyatağı Hilton Otel
6
2017
Nis 3. İLKBAHAR TOPLANTISI
Belek/Antalya
12
2018
Ağu 3.ERA-SUMMIT
Kiev/Ukrayna
28
2018
Eki MEDITRIO 3
Girne/KKTC
4
2018
KBB Dernek   | KBB Yeterlik Kurulu   | Kullanım Şartları
 LookUs & Online Makale