Ana Sayfa » Yayın Arşivi » Türk Otolarengoloji Arşivi » 1984 » Burun ve Paranazal Bölge Şişkinliklerinde Tanı Sorunları
 

Burun ve Paranazal Bölge Şişkinliklerinde Tanı Sorunları

Etaner R., Sunay T., Delioğlu K., Değer K.

Burun ve paranazal bölge tümörleri bilindiği gibi seyrek rastlanan tümörlerden olup Batı dünyasında yaklaşık olarak bütün urların % 0.3'ünden az bir sıklıkta rastlandığı kabul edilir. Ancak çoğu kez belirti vermemeleri ve vermiş oldukları belirtilerin çok yanıltıcı benzerliklere sahip olması nedeniyle tanı güçlükleri, ayrıca hayati ve fonksiyonel bölgelere yakın olmaları ve cerrahi girişimlerin birçoğunun sonucunda önemli kozmetik bozukluklar oluşumu ve en nihayet bir çoğundaki gibi kötü prognoz kendilerine özel bir önem kazandırır. Tümör kitlesinin cavum nasi içinde olması çok kere bir avantajdır.Zira burun tıkanıklıkğı, pürülan akıntı ve epistaksis hastalığın nispeten erken devrelerinde ortaya çıkabilir, halbuki sinüsler içinde kitle oldukça büyük boyutlara gelene kadar sessiz kalabilir. Yüz iskeletinde deformite, anozmi, epifora, kranial sinir tutulmaları ve göz gibi komşu organları ilgilendiren bulgular tümörün lokalizasyonuna da bağlı olarak az çok geç devrelerde ortaya çıkar. Konunun incelenmesini, söz konusu bölgede bir kitle tespitinden hareketle yapacak olursak; bu kitlenin tesbiti ya direkt görülme şeklinde yapılmıştır, yani neoplazma burun içinde veya ağız kavitesinde belirmiş, veya yüzde asimetri yapmıştır veya radyolojik olarak görülmektedir. Radyolojik olarak görülecek kitle 1) Kistik, 2) Selim tümöral, 3) Tümör görünümünde selim lezyon Fibröz displazi, Paget), 4) Malign tümöral olabilir. Gerçek anlamda malign tümörlerin radyolojik olarak bir patognomileri yoktur. Ancak vakaların pek büyük bir çoğunluğu geç olarak karşımıza geldiği için görüntünün yaygınlığı ve özelilkle baziz kemik erozyonu malignite belirtileri olarak alınabilir. Boyun ganglion metastazı geç olup hastaların hekime ilk başvurusunda, ancak % 10-15 vakada mevcuttur. Uzak metastaz çok daha nadirdir ve çok defa anaplastik karsinomada görülür.Tanıda son sözü ise biopsi söyletir. Ancak burada histolojik yapının çok çeşitli olması ve birbirine benzer birçok yapının bulunması nedeniyle patolojik anatomi sonuçlarında klinisyenin tereddüt içinde kaldığı seyrek değildir. Histolojik yapının klinkle uyum göstermediği hallerde patoloğun uyarılması ve tekrar konsültasyonlar gereklidir. Özellikle tümörlerde patoloğun da karar vermekte bazen güçlük çekeceğini hatırdan çıkarmamak lazımdır.

Türk Otolarengoloji Arşivi 22 (Supl.)/108

Ara İstanbul KBB BBC Uzmanları derneği ve TKBBV ortak bilimsel toplantısı
Kozyatağı Hilton Otel
6
2017
Nis 3. İLKBAHAR TOPLANTISI
Belek/Antalya
12
2018
Ağu 3.ERA-SUMMIT
Kiev/Ukrayna
28
2018
Eki MEDITRIO 3
Girne/KKTC
4
2018
KBB Dernek   | KBB Yeterlik Kurulu   | Kullanım Şartları
 LookUs & Online Makale