Ana Sayfa » Yayın Arşivi » Türk Otolarengoloji Arşivi » 1984 » Kulak - Burun - Boğaz Hastalıklarında Ultrasonografinin Yeri
 

Kulak - Burun - Boğaz Hastalıklarında Ultrasonografinin Yeri

Günhan Ö., Bilgen V., Ege Y., Yavuzer A., Damlacık

Bu yazının Salı 8 sayfa, 15 kaynaktan oluşmuştur. Tıbbın her dalında oduğu gibi Oto-Rino-Laringolojide de tanı sorunlarının çözümlenmesinde gelişen tekniğin ve özellikle son zamanlarda büyük atılımlar yapmış olan "elektroniğin" payı inkar edilemez. Ultrason ile yapılan çalışmalar gerçi çok eskilere dayanır, ama tıpta ve özelikle branşımızda tanı için kullanımının yaygınlaşması teknolojinin ilerlemesi ile yakın zamanlarda olmuştur. Maksiller sinüs patolojilerinin tanı sorunlarında ultrasonografinin değerini, kronik sinüzitli 5, mükoselli 3 ve tümörlü 5 olmak üzere toplam 13 olguda, radyografik ve ultrasonografik bulguların radikal sinüs operasyonu ile karşılaştırılarak incelendiği çalışmamız ultrasonografinin ışın olmama, daha kısa zamanda sonuca ulaşma, röntgen filmi harcamama gibi yararlıkları yanında radyografiye olan üstünlüğü de gösterilmiştir. Sonuçlar şöyledir: 1- Ultrasonografi, tanıda radyografiye üstün ve bazı durumlarda da tamamlayıcı olmaktadır. 2- Ultarsonografide maksiller sinüs içindeki ister mükosel, isterse sinüsitteki gibi yangısal olsun herhangi bir sıvının varlığı kesin olarak gösterilebilmektedir. 3- Sinüs içindeki polip veya habis tümör gibi solid dokuların varlığı erken devrelerde bile ultrasongrafi ile tanımlanabilmektedir. 4- Sinüs operasyonları sonunda kavitenin havalanmasının durumu ultrasonografi ile izlenebilmektedir. 5- Küçük yaşlarda veya hamilelik dönemlerinde röntgen ışınları ile incelenmeye alınmanın sakıncalı olabildiği durumlarda ultrasonografiyle sakıncasız olarak tetkik yapılabilir. Kısa zamanda sonuç verme ve daha ekonomik olma açısından da ultrasonografi önerilmeye değer bir inceleme yöntemi olmaktadır. Bu husus kliniğimizde parotis bölgesinde 8, submandibüler bölgedeki 4, boyunda juguler bölgedeki 2, suprahyoid bölgedeki 1, yanaktaki 1, damaktaki 2 ve kulak ardındaki 1 olmak üzere toplam 19 olguda A-scop ve B-scop ile ultrasonografik olarak incelenmiş ve ameliyat bulguları ile karşılaştımalar yapılmıştır. Bu incelememizde: 1- Baş boyun tümefaksiyonlarının kistik veya solid yapıda oldukları sadece palpasyonla kesin olarak saptanamamaktadır. 2- Baş boyun tümefaksiyonlar kitlenin kistik veya solid yapıda olduğu konusunda palpasyon 19 olgudan 8'inde yani % 57.87inde yanılmış, oysa ultrasonografi verileri ameliyat bulgusu ile hiçbir olguda uyumsuzluk göstermemiştir. 3- Bu konudaki incelemelerde A-scop ve B-scop'un birlikte kullanılması daha yararlı olmaktadır.

Türk Otolarengoloji Arşivi 22 (Supl.)/135

Ara İstanbul KBB BBC Uzmanları derneği ve TKBBV ortak bilimsel toplantısı
Kozyatağı Hilton Otel
6
2017
Nis 3. İLKBAHAR TOPLANTISI
Belek/Antalya
12
2018
Ağu 3.ERA-SUMMIT
Kiev/Ukrayna
28
2018
Eki MEDITRIO 3
Girne/KKTC
4
2018
KBB Dernek   | KBB Yeterlik Kurulu   | Kullanım Şartları
 LookUs & Online Makale