Ana Sayfa » Yayın Arşivi » Türk Otolarengoloji Arşivi » 2007 » Tekrarlayan Tükürük Bezi Şişliklerinde Tanısal Ve Girişimsel Sialendoskopi
 

Tekrarlayan Tükürük Bezi Şişliklerinde Tanısal Ve Girişimsel Sialendoskopi

Şerbetçi E., Şengör G.A.

Amaç: Sialendoskopi, majör tükürük bezlerinin kanallarını incele-meye yarayan bir endoskopi tekniğidir. Minimal invaziftir ve kanal patolojilerinin tanısı ile tedavisinde kullanılabilir. Tanısal sialendoskopinin temel endikasyonu, nedeni belirlenemeyen tüm intermittan tükürük bezi şişmeleridir. 1990 yılından bu yana geliştirilmiş ve dünya genelinde bazı merkezlerde kullanımı yaygınlaşmıştır. Bu makalede, 2004 yılından beri kullanmakta olduğumuz sialendoskopi tekniğini tanımlamayı ve tanıtmayı amaçladık. Yöntem: Nisan 2004 ve Mayıs 2006 tarihleri arasında başvuran, submandibuler veya parotis bezi kanalında fonksiyon bozukluğu olduğunu düşündüğümüz dokuz olgu değerlendirildi. İzlenen patolojiler mukus tıkaçları, tükürük bezi taşları, sialodokitis ve kanal polibi olarak sınıflandırıldı. Kanal sisteminin tamamı hastalıksız olarak değerlendirildiğinde "sialendoskopik başarı" olarak yorumlandı. Sialendoskopinin başarısız veya olanaksız olduğu durumlarda veya bez rezeksiyonu uygulandığında "sialendoskopik başarısızlık" olarak yorumlandı. Bulgular: Tanısal sialendoskopi tüm tükürük bezlerinde %100 başarı oranı ile uygulanabildi. Girişimsel sialendoskopi beş tükürük bezinde (2 parotis ve 3 submandibuler) %80 başarı oranı ile uygulanabildi. Daha önce tükürük bezi rezeksiyonu önerilmiş olan hastaların yalnızca bir tanesinde açık cerrahi gerekli oldu. Sonuç: Sialendoskopinin avantajı, majör tükürük bezi kanallarındaki tıkayıcı patolojinin esas sebebini tanımlayabilmesi ve eş zamanlı olarak bertaraf edebilmesidir. Girişimsel sialendoskopi sayesinde tükürük bezi cerrahisinin endikasyonları azalabilecektir.

Diagnostic And Interventional Sialendoscopy In Recurrent Salivary Gland Swellings

Şerbetçi E., Şengör G.A.

Objectives: Sialendoscopy is an endoscopic technique to examine the ducts of the major salivary glands. It is minimally invasive and can be used for diagnosis and management of ductal pathologies. The main indication for diagnostic sialendoscopy is intermittent salivary gland swelling of unclear origin. Since 1990 this technique has been developed and progressively used in certain centers in the world. We aimed to describe and introduce the sialendoscopy techniques, which we are using since 2004. Methods: Between April 2004 and April 2006, nine consecutive patients with the suspected submandibular or parotid duct dysfunction were evaluated. The observed disorders of the ducts were classified as mucus plugs, sialolithiasis, sialodochitis and ductal polyps. "Sialendoscopic success" was considered when the entire ductal system was rendered free of disease. Sialendoscopic failures" were considered when sialendoscopy was impossible or unsuccessful, or when an open gland resection was performed. Results: Diagnostic sialendoscopy could have been carried out in all glands with 100% success rate. Interventional sialendoscopies were carried out in five glands (2 parotid and 3 submandibular) with 80% success rate. Only one open approach was required in the patients, who all had been considered previously as the candidates of gland resection. Conclusion: Sialendoscopy has the advantage to identify and eliminate the real cause of obstructive pathology of the major salivary glands at the same time. Interventional sialendoscopy may reduce the number of indications for traditional salivary gland excisions.

Türk Otolarengoloji Arşivi 07/45-2 Syf:84-90

Ara İstanbul KBB BBC Uzmanları derneği ve TKBBV ortak bilimsel toplantısı
Kozyatağı Hilton Otel
6
2017
Nis 3. İLKBAHAR TOPLANTISI
Belek/Antalya
12
2018
Ağu 3.ERA-SUMMIT
Kiev/Ukrayna
28
2018
Eki MEDITRIO 3
Girne/KKTC
4
2018
KBB Dernek   | KBB Yeterlik Kurulu   | Kullanım Şartları
 LookUs & Online Makale