Ana Sayfa » Yayın Arşivi » Türk Otorinolarengoloji XXXI Ulusal Kongre Özetleri » 2009 » Malign Cilt Tümörlerinde Cerrahi Sınır Pozitif Vakalarımız
 

Malign Cilt Tümörlerinde Cerrahi Sınır Pozitif Vakalarımız

Apaydın F., Midilli R., Akyıldız S., Bozan A., Kaya İ.

Amaç: Cilt tümörleri tüm kanserler arasında en sık karşılaşılan tümörlerdendir ve % 80’i baş boyun bölgesindedir. Nisan 2004 de kurulan Yüz ve Ağız içi lezyonları konseyi (EGEYA) toplumda bu denli sık görülen cilt tümörlerine güncel tedavi yaklaşımını multidisipliner olarak uygulayabilmektedir. Çalışmamızda 2004-2009 yılları arasında opere edilen ve cerrahi sınır pozitifliği olan malign cilt tümörlü vakaların histopatolojik sonuç, yaş, cinsiyet ve lezyon lokalizasyonu gibi veriler ile birlikte, bu hastalara uygulanan reeksizyon, takip veya diğer tedaviler değerlendirildi. Gereç ve Yöntem: Nisan 2004- Ağustos 2009 tarihleri arasında EGEYA konseyinde değerlendirilen ve klinik veya histopatolojik olarak cilt malignitesi tanısı alan hastaların dosyaları retrospektif olarak incelendi. Hastaların lezyon bilgileri, yapılan tedaviler, histopatolojik sonuçlar değerlendirilerek primer cerrahi sonrası sınır pozitifliği saptanan olgular çalışmaya dahil edildi. Bu hastalara ek tedavi uygulanıp uygulanmadığı, uygulanan ek tedaviler postoperatif hastaların takip bilgileri, rekürrens durumları kaydedildi. Bulgular: 232 hasta(293 lezyon) kliniğimizde opere edildi. Tüm lezyonlar lokalizasyonlarına bakılmaksızın 4-7 mm güvenlik marjı ile eksize edildi. Postoperatif histopatolojisinde cerrahi sınır pozitif olan 28 hasta saptandı. Sadece 1 hastada 2 lezyon cerrahi sınır pozitif olması nedeniyle 29 lezyon değerlendirildi. Cerrahi sınır pozitif vakaların 20 i Erkek, 8 i Kadın idi. Hastaların yaş ortalaması 70.17 (27 yaş-99 yaş) idi. Cerrahi sınır pozitif olan 22 lezyon (%75.86) BHK (bazal hücreli karsinom), 6 lezyon (%20.68) SHK( skuamöz hücreli karsinom), 1 lezyon (%3.44) bazoskuamöz karsinom idi. Bhk olgularının 16’sı Nodüler, 2’si nodüloülseratif, 1’i ülseroinfiltratif, 3’ü süperfisyel tip Bhk idi. Shk olgularının 3’ü orta derece, 1’i iyi derece, 1’i ise kötü derece diferansiye tümörlerdi. Toplam 5 hastaya reeksizyon uygulandı. Shk olgularının 4’ine reeksizyon, 1 hastaya Radyoterapi uygulandı. 1 Shk olgusu kontrole gelmemesi nedeniyle reeksizyon yapılamadı ve postoperatif 52.ayda operasyon bölgesinde Bhk saptanması üzerine operasyon planlandı. Bhk olgularının sadece 1 hastaya reeksizyon uygulandı.Tüm reeksizyon uygulanan hastaların postoperatif patolojisinde cerrahi sınırlar negatif bulundu. Postoperatif patolojisi infiltratif bhk olarak gelen diğer 1 hastaya reeksizyon önerildi, fakat hastanın kabul etmemesi üzerine diğer 20 Bhk vakaları ile beraber sık aralıklar ile takibe alındı. Hastaların ortalama izlem süresi 25,17 aydır (4 ay-60 ay). İzlem sonucunda hastaların tümü hayatta ve nüks bulgusu saptanmadı. Sonuçlar: Cilt tümörlerinde operasyon sırasında frozen çalışılmayarak sadece makroskopik görünüme göre cerrahi sınırlara güvenilmemesi gereklidir. Ancak frozen yapılmayan ve cerrahi sınır pozitif gelen özellikle Shk ve infiltratif Bhk olgularda reeksizyonu mutlaka önermekteyiz.

Türk Otorinolarengoloji XXXI Ulusal Kongre Özetleri BP-163

Eki Medi Trio 4
Cratos Premium Hotel - Girne KKTC
3
2019
Kullanım Şartları
 LookUs & Online Makale