Ana Sayfa » Yayın Arşivi » Türk Otorinolarengoloji XXXIII Ulusal Kongre Özetleri » 2011 » Çocuklarda Televizyon İzleme Özelliklerinin Konuşma Gelişimine Etkisi
 

Çocuklarda Televizyon İzleme Özelliklerinin Konuşma Gelişimine Etkisi

Yiğitbaşı O.G., Erdoğan Ş., Yılmaz T., Mercan C. G., Duygulu H., Topacan M., Çınar A., Fırat B.

Giriş: Erken çocukluk döneminin en önemli evrelerinden biri de dil gelişimidir. Bu dönemde çocuk beyni dil ve konuşmayla ilgili kavramları öğrenmeye çok açıktır. Televizyon (TV) izlemenin dil gelişimine olumsuz etkisi bir çok çalışmada incelenmiştir. TV izleme süresi kadar televizyon programının içeriği ve nasıl izlendiği de önemlidir. Ülkemizde de okul öncesi eğitime devam oranının göreceli olarak azlığı çocukların evde ve TV karşısında daha çok zaman geçirmesine neden olmaktadır. Kanal sayısının artması ve program içeriklerinin çoğu aile tarafından kontrol edilmiyor olmasının da dil gelişim çağındaki çocuklarda olumsuz etkilere neden olduğu gözlenmiştir. Metod: Konuşma gecikmesi olan ve iletişim kurmada güçlük nedeniyle ailenin işitme kaybından kuşkulanmasıyla kliniğimize başvuran 7 yaş altı çocuklardan odyolojik tetkikler sonucunda işitme kaybı saptanmayan 51 hastaya Denver II Gelişimsel Tarama Testi (DGTT-II) uygulanarak dil yaşları saptanmış ve özel bir sorgulama formu oluşturularak TV izleme süreleri, en çok izledikleri program içerikleri, ailenin izleme sürecine katılımı, aile demografikleri ile birlikte incelenmiştir. Herhangi bir yakınması olmayan ve dil geriliği saptanmayan 20 çocuk da kontrol grubu olarak ele alınmıştır. Bulgu: DGTT-II sonucu anormal ya da şüpheli olan 32 çocuğun 29’unda (23 erkek, 6 kız) dil yaşında ortalama 10,9 aylık bir gerilik saptanmıştır. İncelenen verilerden yalnızca cinsiyetin konuşma geriliğinde istatistiksel olarak anlamlı etkisi saptanmakla birlikte 29 hastadan 20’sinin günde 3 saat veya daha fazla TV izlediği, 19’unun aileyle iletişime girmeden sessizce TV izlediği, çoğunlukla müzik klipleri ve reklamları izleyen çocuklardan %88’inde konuşma geriliği olduğu saptanmıştır. Normal dil yaşı olan hastalarda ortalama TV izleme süresi daha uzun olanlar arasında da yalnızca bir çocukta reklamları izleme alışkanlığı olduğu ve ailenin TV izleme sürecine katılımının daha belirgin olduğu gözlenmiştir. Dil yaşında gerilik olan ve olmayan çocuklar arasında TV izleme süreleri arasında anlamlı fark saptanmamıştır. Tartışma ve Sonuç :Erkek çocuklarda kızlara göre anlamlı derecede fazla saptanan konuşma geriliğinde izlenen program içeriği yanı sıra ailenin TV izleme sürecine konuşarak müdahale etmemesi ve çocukla TV arasına uzun bir süre başka bir uyaranın girmemesi konuşma geriliğinin ortaya çıkmasında etkili bulunmuştur. Koruyucu hekimlik açısından TV izlemenin ve media içeriğinin dikkat süresi, hiperaktivite ve dil gelişimine etkisinin ülke çapında çok merkezli çalışmalarla daha geniş bir popülasyonda incelenmesi ve ilgili kurumlara ve ailelere yol gösterecek bir kılavuz hazırlanması önerilmiştir.

Türk Otorinolarengoloji XXXIII Ulusal Kongre Özetleri P 124

Kullanım Şartları
 LookUs & Online Makale