Ana Sayfa » Yayın Arşivi » Kulak Burun Boğaz ve Baş Boyun Cerrahisi Dergisi » 2004 » GLOMUS TÜMÖRLERİ: KLİNİK YAKLAŞIMIMIZ
 

GLOMUS TÜMÖRLERİ: KLİNİK YAKLAŞIMIMIZ

Ural A., Köybaşıoğlu A., İnal E.İ., Göksu N., Ceylan A., Kızıl Y.

Glomus tümörleri baş-boyun bölgesinin nadir görülen, yavaş gelişen, sıklıkla iyi huylu vasküler tümörleridir. Ekstra adrenal paragangliomaların en önemi kısmını oluştururlar. Kliniğimizde 1983-2003 yılları arasında tanısı konan 22 hastanın kayıtları retrospektif olarak incelenmiştir. Vakaların 11’i (%50) glomus karotikum, 7’si (%31,8) glomus jugulare ve 4’ü (%18,2) glomus timpanikumdur. Hastalara rutin kulak burun boğaz muayenesini takiben, ultrasonografi (USG), bilgisayarlı tomografi (BT), magnetik rezonans görüntüleme (MRI), selektif karotis anjiografisi, biyokimyasal testleri (5-OH indol-asetik asit, vanil mandelik asit), elektroensefalografi (EEG) eşliğinde internal karotid arter balon oklüzyon testi ve uygun vakalarda cerrahi girişimden 24 saat öncesinde süperselektif embolizasyon uygulanmıştır. On glomus karotikum vakası karotisten subadventisyel olarak diseke edilirken, glomus jugulare vakalarının 4’ü infratemporal fossa yaklaşımı ile, diğer 3 vaka ve 4 glomus timpanikum vakaları timpanotomi yapılarak çıkarılmıştır. Bir glomus karotikum vakasında tümörün ana karotid arteri tamamen sarması ve hastanın operasyonu istememesi nedeni ile radyoterapi uygulanmıştır. Cerrahi sonrası nüks hastalığa ve intraoperatif mortaliteye rastlanmamıştır. Glomus karotikum nedeni ile opere edilen 2 hastada (%9,5) kalıcı nörolojik bozukluk, infratemporal fossa yaklaşımı uygulanan 1 hastada (%4,8) VII. kranial sinir paralizisi ve 2 (%9,5) hastada total işitme kaybı izlenirken diğer hastalarda postoperatif komplikasyon ile karşılaşılmamıştır.

GLOMUS TUMORS: OUR CLINICAL APPROACH

Ural A., Köybaşıoğlu A., İnal E.İ., Göksu N., Ceylan A., Kızıl Y.

Glomus tumors are rare, slowly-growing tumors of head and neck region, that are usually benign in character. They constitute the main portion of extra-adrenal paragangliomas. Records of 22 patients, who had been diagnosed between 1983 and 2003 are investigated retrospectively. There were 11 glomus caroticum (GC) cases (50%), while 7 cases (31.8%) were glomus jugulare (GJ) and 4 cases (18.2%) were glomus tympanicum (GT) . The routine ear-nose-throat examination, ultrasonography, computerized tomography scanning, and biochemical studies ( 5-OH indol acetic acid, vanilyl mandelic acid ) had been applied to all cases. Magnetic resonance imaging, electroencephalogram guided internal carotid artery balloon occlusion test and superselective embolization 24 hours prior to surgical intervention had been done in suitable cases. Subadventital dissection could be executed in ten GC cases (90.1%). Four of GJ lesions (57.1%) had been excised via infratemporal fossa approach. Three of GJ tumors (42.9%) and 4 of GT cases (100%) had been resected utilizing tympanotomy. In one GC patient (9.9%), the tumor had surrounded the common carotid artery circumferentially, the patient refused to undergo surgery as well. Therefore radiotherapy was the treatment of choice in this case. We encountered no intraoperative mortality or recurrence afterwards up to the time being. Permanent neurolgic deficit had been reported in 2 cases (9.5%) both being GC tumors, seventh cranial nerve paralysis happened in one patient (4.8%) whose tumor was GJ in nature and who was operated using infratemporal fossa approach (ITFA). Total hearing loss was another complication remarked in two patients (9.5%) who had GJ lesion, excised via ITFA.

Kulak Burun Boğaz ve Baş Boyun Cerrahisi Dergisi 2004-2

Ara İstanbul KBB BBC Uzmanları derneği ve TKBBV ortak bilimsel toplantısı
Kozyatağı Hilton Otel
6
2017
Nis 3. İLKBAHAR TOPLANTISI
Belek/Antalya
12
2018
Ağu 3.ERA-SUMMIT
Kiev/Ukrayna
28
2018
Eki MEDITRIO 3
Girne/KKTC
4
2018
KBB Dernek   | KBB Yeterlik Kurulu   | Kullanım Şartları
 LookUs & Online Makale