Ana Sayfa » Yayın Arşivi » KBB İhtisas Dergisi » 2002 » Larenks Kanserlerinde Eozinofilik İnfiltrasyonun Klinikopatolojik Önemi Ve Prognoza Etkisi
 

Larenks Kanserlerinde Eozinofilik İnfiltrasyonun Klinikopatolojik Önemi Ve Prognoza Etkisi

Meriç F., Topçu İ., Osma Ü., Tekin M., Büyükbayram H., Cebe M.

Amaç: Larenks skuamöz hücreli kanser nedeniyle cerrahi tedavi uygulanan olgularda, tümör dokusundaki eozinofil varlığı ve prognoz arasındaki ilişki araştırıldı. Hastalar ve Yöntemler: Altmış hastanın (2 kadın, 58 erkek; ort. yaş 59; dağılım 38-76) cerrahi örnekleri retrospektif olarak incelendi. Tümör dokusundaki eozinofil sayısı ile tümörün histolojik diferansiyasyonu, invazyon tipi, tümör dokusunda lenfosit infiltrasyon, histolojik lenf nodu metastazı, perinöral ve lenfovasküler invazyon varlığı araştırıldı. Hastaların klinik özellikleri, hastalığın evresi, sağkalım bilgileri incelendi. Hastalar ortalama 2 yıl (dağılım 6 ay-48 ay) süreyle takip edildi. Bulgular: Yirmi bir olgunun doku örneğinde (%35) eozinofil infiltrasyonu belirlendi. Eozinofil varlığıyla iki yıllık sağkalım arasında pozitif ilişki saptandı (p=0.008). Orta derecede diferansiye tümörlerde (p<0.001) ve yıldız şeklinde invazyon tipi olanlarda (p=0.009) eozinofil infiltrasyonu anlamlı derecede yüksek bulundu. Vasküler invazyon (p=0.001) ve lenf nodu metastazı varlığında (p=0.006) eozinofil sayısı anlamlı derecede düşük bulundu. Eozinofil varlığı ile perinöral invazyon, hastalığın klinik evresi ve tümör dokusunda lenfosit infiltrasyonu arasında anlamlı bir ilişki saptanmadı. Sonuç: Larenks skuamöz hücreli kanserlerde, tümör dokusundaki eozinofil varlığı prognostik faktör olarak kullanılabilir.

The Prognostic Effect And Clinico-Pathologic Significance Of Eosinophilic İnfiltration İn Squamous Cell...

Meriç F., Topçu İ., Osma Ü., Tekin M., Büyükbayram H., Cebe M.

Objectives: We investigated the presence of eosinophilia in surgical specimens and its relationship with prognosis in patients who underwent surgery for squamous cell carcinoma of the larynx. Patients and Methods: Surgical tissue specimens of 60 patients (58 males, 2 females; mean age 59 years; range 38 to 76 years) were retrospectively examined with regard to the presence of eosinophilia, histological differentiation, invasion patterns, lymphocyte infiltration into the tumor, histologically proven lymph node metastasis, and the presence of perineural and perivascular invasion. Clinical features, stage of the disease, and survival were reviewed. The mean follow-up was two years (range 6 months to 48 months). Results: Eosinophilic infiltration was identified in 21 specimens (35%). There was a positive correlation between the presence of eosinophilia and two-year survival (p=0.008). Significantly increased eosinophilia was found in tumors with moderate differentiation (p<0.001) and in those showing a finger-like invasion pattern (p=0.009). Inverse correlations were found between eosinophilia and vascular invasion of the tumor (p=0.001) and histologically proven lymph node metastasis (p=0.006). No correlations were observed between eosinophilia and perineural invasion, lymphocyte infiltration into the tumor tissue, and the stage of the disease. Conclusion:The results suggest that the presence of eosinophilia can be used as a prognostic factor in squamous cell carcinoma of the larynx.

KBB İhtisas Dergisi 4-2 78-82

Ara İstanbul KBB BBC Uzmanları derneği ve TKBBV ortak bilimsel toplantısı
Kozyatağı Hilton Otel
6
2017
Nis 3. İLKBAHAR TOPLANTISI
Belek/Antalya
12
2018
Ağu 3.ERA-SUMMIT
Kiev/Ukrayna
28
2018
Eki MEDITRIO 3
Girne/KKTC
4
2018
KBB Dernek   | KBB Yeterlik Kurulu   | Kullanım Şartları
 LookUs & Online Makale