Ana Sayfa » Yayın Arşivi » KBB İhtisas Dergisi » 2003 » Akut Maksiner Sinüzitte Sinüs Ostium Açıklığının Medikal Tedavi İle İlişkisi: Deneysel Çalışma
 

Akut Maksiner Sinüzitte Sinüs Ostium Açıklığının Medikal Tedavi İle İlişkisi: Deneysel Çalışma

Kırış M., Kutluhan A., Akpolat N., İnalkaç E., Kıroğlu A.F.

Amaç: Deneyselolarak oluşturulan akut maksiller sinüzit modelinde, ostium açıklığının tıbbi tedavi ile olan ilişkisi araştırıldı. Çalışma Planı: Kırk adet, sağlıklı, Yeni Zelanda beyaz tavşanından iki grup oluşturuldu. Bir grupta (n=20) sol maksiller sinüs ostiumları emilebilir jelatin sponge ile dolduruldu. Diğer grupta, ostiumların yarısı kemik parçaları ve doku yapıştırıcısı (Histoakril) ile kapatıldı. Akut maksiIler sinüzit oluşturulmasından sonra her bir grup dört adet alt gruba bölündü. ilkine tedavi uygulanmadı (kontrol). Diğer alt gruplara 10 gün süreyle sistemik antibiyotik yanı sıra topikal olarak sırasıyla serum fizyolojik, topikal dekonjestan ve topikal steroid tedavileri uygulandı. Tavşanlar dört hafta izlendi. Her hayvandan alınan haftalık nazal smear örneklerinde nötrofil ve lökosit sayımı yapıldı. Son hafta maksiller sinüs biyopsi örnekleri de alınarak iyileşme kontrol edildi. Bulgular: astiumları aynı durumda olan altgruplar arasında anlamlı farklılık bulunmadı. astiumları açık ve yarı kapalı alt grupların ortalama nazal smear skorları arasında ikinci haftadan başlayarak anlamlı fark bulundu. Yarı kapalı ostiumlu alt gruplarda nazal smear ve biyopsi skorları anlamlı derecede yüksek seyretti. Sonuç: Sinüs ostium açıklığının derecesi akut maksiller sinüzit tedavisinde iyileşmeyi anlamlı derecede etkilemektedir.

The Relationship Between Ostial Pateney And Medical Treatment İn Aeute Maxillary Sinusitis: An Experimental Study

Kırış M., Kutluhan A., Akpolat N., İnalkaç E., Kıroğlu A.F.

Objectives: We investigated the relationship between ostial patency and medical treatment in an experimental model of acute maxillary sinusitis. Design and Methods: Forty healthy New Zealand white rabbilg were assigned to two groups. The left maxillary sinus ostia were filled with absorbable gelatin sponge in one group (n=20). In the other group, half of the ostuim was blocked by bone particles and tissue adhesive (Histoacryl). Following induction of acute maxillary sinusitis, each group was divided into four subgroups, one of which was left untreated. The other subgroups received systemic antibiotic therapy plug topical administration of physiological sali ne solution, a decongestant, and a steroid, respectively, for 10 days. All rabbits were monitored for four weeks. Each week nasal smear samples were obtained for neutrophil and leucocyte counts. In the end, maxillary sinus biopsi es were obtained to determine the extent of healing. Results: There were no significant differences between subgroups having the same ostium patency. However, compared to the subgroups with patent ostia, corresponding subgroups with gemi-patent ostia exhibited significantIy increased nasal smear and nasal biopsy scores starting from the second week. Conclusion: The degree of ostial patency seems to have a significant role in the treatment of acute maxillary sinusitis.

KBB İhtisas Dergisi 9-4 275

Ara İstanbul KBB BBC Uzmanları derneği ve TKBBV ortak bilimsel toplantısı
Kozyatağı Hilton Otel
6
2017
Nis 3. İLKBAHAR TOPLANTISI
Belek/Antalya
12
2018
Ağu 3.ERA-SUMMIT
Kiev/Ukrayna
28
2018
Eki MEDITRIO 3
Girne/KKTC
4
2018
KBB Dernek   | KBB Yeterlik Kurulu   | Kullanım Şartları
 LookUs & Online Makale