Ana Sayfa » Yayın Arşivi » KBB İhtisas Dergisi » 2007 » Parotis Kitlelerinin Değerlendirilmesi
 

Parotis Kitlelerinin Değerlendirilmesi

Yaşar H., Özkul H., Verim A., İlhan E., Kökten N., Dereci G.

Amaç: Parotis kitlesi nedeniyle cerrahi tedavi uygulanan olgular geriye dönük olarak değerlendirildi. Hastalar ve Yöntemler: Çalışmaya parotis kitlesi tanısıyla ameliyat edilen 50 hasta (25 kadın, 25 erkek; ort. yaş 48.5; dağılım 18-76) alındı. Olguların yaş ve cinsiyet özellikleri, ameliyat öncesi tanı yöntemleri, histopatolojik tanı ve uygulanan cerrahi yöntemler araştırıldı. Bulgular: Ameliyat öncesinde ultrasonografi, ince iğne aspirasyon biyopsisi, bilgisayarlı tomografi ve manyetik rezonans görüntülemeden yararlanıldı. Histopatolojik tanı 33 olguda (%66) selim tümör, dokuz olguda (%18) habis tümör, sekiz olguda (%16) tümör benzeri oluşumlardı. En sık konan tanılar pleomorfik adenom (n=28, %56), Warthin tümörü (n=4, %8) ve skuamöz hücreli karsinom (n=4, %8) idi. Kırk olguda (%80) yüzeyel, 10 olguda (%20) total parotidektomi yapıldı. Habis tümörlü dokuz olguda tedaviye boyun diseksiyonu ve ameliyat sonrası radyoterapi eklendi. Parotise karsinom metastazı olan bir olgu hayatını kaybetti. Lipom tanısı konan bir olguda iki yıl sonra nüks oluştu. Yirmi sekiz hasta (%56) beş yıl, 12 hasta (%24) üç yıl, beş hasta (%10) iki yıllık takibi doldurdu. Total parotidektomi yapılan 10 hastada (%20) kalıcı, yüzeyel parotidektomi yapılan beş hastada (%10) ise geçici fasiyal paralizi oluştu. Sonuç: Parotis kitlesi için yapılacak en küçük cerrahi girişim yüzeyel parotidektomi olmalıdır. Derin lob tutulumu varsa fasiyal sinir korunarak total parotidektomi yapılmalıdır. Habis tümörlerde parotidektomiye boyun diseksiyonu ve radyoterapi eklenmelidir.

An Evaluation Of Parotid Gland Masses

Yaşar H., Özkul H., Verim A., İlhan E., Kökten N., Dereci G.

Objectives: We retrospectively evaluated patients who underwent surgery for parotid gland masses. Patients and Methods: A total of 50 patients (25 females, 25 males; mean age 48.5 years; range 18 to 76 years) who underwent surgery for parotid gland masses were evaluated with regard to age, sex, preoperative diagnostic methods, histopathologic diagnoses, and surgical techniques. Results: Preoperative diagnostic studies included ultrasonography, fine-needle aspiration biopsy, computed tomoghraphy and magnetic resonance imaging. Histopathological diagnoses were benign in 33 patients (66%), malignant in nine patients (18%), and tumor-like pathologies in eight patients (16%), the most common being pleomorphic adenoma (n=28, 56%), Warthin’s tumor (n=4, 8%), and squamous cell carcinoma (n=4, 8%). Superficial and total parotidectomies were performed in 40 (80%) and 10 (20%) patients, respectively. Nine patients with malignant tumors also had neck dissection and postoperative radiotherapy. Mortality occurred in one patient with metastasis to the parotid gland. One patient with lipoma developed recurrence two years after surgery. Follow-up was five years in 28 patients (56%), three years in 12 patients (24%), and two years in five patients (10%). Complete and transient facial paralysis developed in 10 patients and five patients following total and superficial parotidectomy, respectively. Conclusion: Superficial parotidectomy is the minimal surgery for parotid gland masses. If the deep lobe of the gland is involved, total parotidectomy should be performed with preservation of the facial nerve. In malignant tumors neck dissection and postoperative radiotherapy should be added.

KBB İhtisas Dergisi 2007;17(2):70-74

Ara İstanbul KBB BBC Uzmanları derneği ve TKBBV ortak bilimsel toplantısı
Kozyatağı Hilton Otel
6
2017
Nis 3. İLKBAHAR TOPLANTISI
Belek/Antalya
12
2018
Ağu 3.ERA-SUMMIT
Kiev/Ukrayna
28
2018
Eki MEDITRIO 3
Girne/KKTC
4
2018
KBB Dernek   | KBB Yeterlik Kurulu   | Kullanım Şartları
 LookUs & Online Makale