Ana Sayfa » Yayın Arşivi » KBB İhtisas Dergisi » 2011 » Nadir bir fistül olgusu: Nazokütanöz fistül
 

Nadir bir fistül olgusu: Nazokütanöz fistül

Işık D., Koçak F. Ö., Işık Y.

Üç yaşında erkek hasta alın ve burun bölgesinde iyileşmeyen akıntılı yara yakınmasıyla ailesi tarafından kliniğimize getirildi. Hastanın bir yıl önce düşme öyküsü vardı. Hastanın bu travmadan sonra burun bölgesinde tekrarlayan şişme ve kızarıklık yakınmaları olmuştur. Hasta altı ay önce yumuşak dokuda yabancı cisim ön-tanısıyla ameliyat edilmiştir. Ancak herhangi bir yabancı cisme rastlanmamış ve enfekte olan doku çıkarılarak yara kapatılmıştır. Burun ve göz arasındaki bu bölgede şişme ve pürülan akıntı ameliyattan sonra devam etmiştir. Hasta tekrar ameliyata alınmış ve nazal kemik dorsumunda 0.5 cm çaplı yuvarlak bir defekt olduğu tespit edilmiş ve bu defektten burun ile göz arasındaki cilde bir fistül yolunun geliştiği gözlenmiştir. Fistül yolu çıkarıldıktan sonra alnın sol yarısından deri dokusu içermeyen subkütan alın flebi periost ile birlikte kaldırıldı. Flep nazal dorsuma transfer edildi ve alın flebinin periost içeren komponenti nazal mukozanın onarımı için kullanıldı. Yara sorunsuz iyileşti ve hastanın altı aylık takiplerinde yeniden fistül ve enfeksiyonun oluşmadığı gözlendi.

A rare case of fistula: nasocutaneous fistula

Işık D., Koçak F. Ö., Işık Y.

A three-year-old male patient was brought to our clinic by his family with the complaint of a non-healing wound with discharge on his forehead and the nasal region. He had a history of a fall one-year ago. The patient had recurrent complaints of swelling and hyperemia following this trauma. He had undergone an operation with the pre-diagnosis of foreign body in soft tissue six months ago. However, no foreign body had been detected and the inflamed tissue had been excised and closed again. The swelling and purulent discharge in the region between nose and eye continued after this surgery. The patient underwent an operation and a circular defect 0.5 cm in diameter was detected on the dorsum of the nasal bone and a fistula tract was found to have developed between this defect and the skin between the nose and the eye. A subcutaneous forehead flap without skin tissue was removed including the periosteum from the left part of forehead after excision of the fistula tract. The flap was transferred to the nasal dorsum and the component of the forehead flap including the periosteum was used for reconstruction of the nasal mucosa. The wound healed without any problems and no fistula or infection developed again during the six-month follow-up.

KBB İhtisas Dergisi 2011;21(1):46-48

Ara İstanbul KBB BBC Uzmanları derneği ve TKBBV ortak bilimsel toplantısı
Kozyatağı Hilton Otel
6
2017
Nis 3. İLKBAHAR TOPLANTISI
Belek/Antalya
12
2018
Ağu 3.ERA-SUMMIT
Kiev/Ukrayna
28
2018
Eki MEDITRIO 3
Girne/KKTC
4
2018
KBB Dernek   | KBB Yeterlik Kurulu   | Kullanım Şartları
 LookUs & Online Makale