Ana Sayfa : HASTA BİLGİLENDİRME : Uyku Apnesini Ne Kadar Biliyoruz? - Serkan Küçüktürk

Uyku Apnesini Ne Kadar Biliyoruz? - Serkan Küçüktürk

Bugün uykunun basit bir dinlenme olayı olmadığı, birçok önemli yaşamsal faaliyetin uyku sırasında düzenlendiği bilinmektedir. İnsan hayatının yaklaşık üçte birinin uykuda geçtiği düşünülürse, yaşamımızın uzun bir dönemini oluşturan bu sürenin de tıpkı uyanıklık dönemi gibi sağlıklı ve normal şartlar altında devam etmesi oldukça önemlidir.  Uluslararası sınıflamada da yer alan birçok uyku bozuklukları bulunmakla birlikte, uyku apnesi hem toplumsal hem de kişisel olarak ciddi sağlık problemlerine, ekonomik ve zaman kayıplarına yol açtığı görülmektedir. Bilimsel olarak uyku; vücudumuzun, organlarımızın yenilendiği safhadır ve aşağıdaki işlevlerde önemli olduğu düşünülmektedir;

  • Vücudun yenilenmesi ve çocuklarda büyüme hormonunun salgılanması
  • Metabolik enerjinin korunması, bedensel olarak dinlenme
  • Organların fizyolojik onarımı
  • Entellektüel performansın korunması, öğrenme ve hafıza
  • Sinirsel yenilenme, ruhsal dinlenme

Uykuda solunum bozukluklarının içerisinde yer alan “Uyku Apnesi” son yıllarda halk sağlığı açısından da giderek önem kazanmaktadır.

Uyku Apnesi ve Belirtileri Nedir?
Apne kelimesi Yunanca’da soluksuz kalmak anlamına gelmektedir. Uyku apnesi ise uyku esnasında tekrarlayan nefes durmaları ile karakterize, oksijen düşmesi ve uyku bölünmelerine sebep olan, ani ölüm riski oluşturan ve vücutta birçok sistemi etkileyen ciddi bir hastalıktır. Uyku apnesinin birkaç farklı tipi bulunur. Bunların içinde obstrüktif uyku apnesi en sık rastlanan tipidir. Üst havayolunda meydana gelen tıkanmalar veya daralmalar sonucunda oluşmaktadır. Bu tıkanma veya daralmaların sebebi tam olarak bilinmemektedir.
Toplumda oldukça yaygın bulunmakta, kadınların en az %2’sinde erkeklerin %4’ ünde uyku apnesi görülmektedir. Nefes durmaları esnasında kandaki oksijen seviyesi düşmekte, beyin ise bu durumu algılayarak tıkanan havayolunu açmak ve normal solunuma dönmek için uykudan uyandırmaktadır. Bu uyanmalar bazen hatırlayabildiğimiz çoğu zamanda arousal-uyanayazma adı verilen kısa uyanıklıklar şeklinde olmaktadır. Kişi bu uyanayazmaları hatırlamaz. Uyku-uyanıklık arasındaki bu kısa geçişler uyku süresince onlarca kez tekrar ortaya çıkmaktadır.

Horlama uyku apnesinin bir diğer belirtisidir. Toplumda sosyal sorunlara yol açması dışında çok üstünde durulmayan, çoğu zamanda normal olarak karşılanan horlama uyku apnesinin önemli bir belirtisidir. Uyku apnesi olan hastalarda genellikle yüksek sesli, gürültülü bir horlama görülür. Tabi ki bundan en çok şikâyet eden eşler ve ailenin diğer bireyleridir. Horlama üst havayolunda kasların gevşemesi ile dilin geriye düşerek ve diğer gevşek dokularla beraber titreşmesi sonucu ortaya çıkar. Yumuşak damağın ve küçük dilin normalden uzun olması, büyük bademcik ve geniz eti ya da burundaki darlıklar da horlamayı tetikleyebilir. Horlama sıklığı ve şiddeti yaş ve kilo alımı ile artmaktadır.

Gündüz aşırı uyku hali diğer bir tipik belirtisidir. Kişi gece apnelere bağlı ortaya çıkan düşük oksijen, bölünmüş uyku gibi etkenlerin sonucu olarak yetersiz veya dinlendirici olmayan bir gece geçirir. Vücut, bu yetersiz uykuyu telafi etmek için gün içerisinde sabit olduğu her an uyuma eğilimindedir. Kişinin günlük aktiviteleri, sosyal ilişkileri ciddi anlamda etkilenir. Hatta bu konuda araba kullanan veya dikkat gerektiren bir işte çalışan bir kişinin bu esnada uykuya dalması ya da halk tabiri ile “içinin geçmesi” ciddi ve geri dönüşü olmayan kazalara sebep olmaktadır.
Devamlı, uzun süredir devam eden horlama, gündüz aşırı uyku hali ve tanıklı apne denilen yakınları tarafından fark edilen uykuda nefes durmaları tipik üç belirtisidir. Bunun yanında, gece boğulma hissi ile uyanma ve çarpıntı, yorgun-dinlenmeden uyanma, sabah baş ağrıları sık rastlanır. Halsizlik, gece sık tuvalete çıkma, depresyon, sinirlilik diğer belirtilerdir.

Uyku Apnesi İçin Risk Faktörleri Nedir?
Üst solunum yollarında daralmaya yol açan olan faktörler uyku apnesi içinde risk faktörlerini oluşturur. Özellikle kilo fazlalığı-obezite, yaş, cinsiyet, genetik özellikler, kullanılan ilaçlar gibi genel faktörler yanında, burun boğaz bölgesinin yapısı, baş-boyun pozisyonu ve boyun çapı genişliği gibi anatomik faktörlerde etkili olmaktadır. Sigara ve alkol kullanımı uyku apnesi riskini artıran en yaygın nedenler arasındadır.

Ne Yapmalıyım ve Nasıl Bir Yol İzlenir? 
Yukarıda sayılan tipik üç belirtiden en az biri var ise uykuda solunum bozuklukları ile ilgilenen bir uzman hekime başvurmalısınız. Bulunduğunuz yerde bir uyku laboratuvarı veya uyku merkezi bulunup bulunmadığını araştırın.
Bu hastalığın tanısı için “altın standart tanı yöntemi” olarak bir polisomnografi testi yapılması gerekmektedir. Belirlenen bir randevu tarihinde uzman hekimin öneri ve isteklerine uygun olarak kişinin bir gece uyku laboratuvarında uyuması istenir. Yapılacak testin bir tehlikesi yoktur. Amaç kişinin uykudaki durumunu gözlemlemektir. Bununla birlikte kişinin gece boyunca beyin dalgalarının özelliklerine göre ayırt edilen uyku yapısı, ağız ve burundan gerçekleştirdiği solunum hareketlerine bağlı nefes durmalarının ve kısa uyanıklıkların olup olmadığı, karın ve göğüs hareketleri, oksijen düzeyi, kalp hızı, bacak hareketleri gibi bilgilerin alınması çeşitli sensör, kemer ve elektrotlar vasıtasıyla sağlanır. Ertesi gün veya uygun bir zamanda uzman hekim değerlendirmeyi yapar, kişiye hastalığın tipi, şiddeti ve diğer sonuçları belirterek yapılması gerekenler konusunda bilgi verir.

Tedavi Edilmez ise Ne Olur?
Uyku apnesi tedavi edilmeden bırakıldığı takdirde kısa dönemde ev, iş veya trafik kazaları, uzun dönemde de kalp-damar hastalıkları ile ölüm oranlarında artış olmaktadır. Oksijen düşüklüğü sonucu beyne giden oksijen azalması sabah olan baş ağrısı yapabilmektedir. Karar verme yeteneğinde azalma, hafıza zayıflaması, unutkanlık, kişilik ve davranış değişiklikleri gibi özellikler sıklıkla ağır dereceli uyku apnesi olanlarda görülür. Hastaların %30’una depresyon eşlik etmektedir. Özellikle şiddetli uyku apnesi olan olgular, tedavi edilmezlerse aşağıdaki hastalıklarda artış olduğu gösterilmiştir.

  • Kalp krizi, kontrol altına alınmakta zorlanılan hipertansiyon, kardiyak ritm düzensizlikleri ve hatta ani ölümler
  • Sinir sistemi: Beyin felçleri, baş ağrıları, depresyon, unutkanlık, karar verme yeteneğinde azalma
  • Hormonal sistem: Büyüme hormonunda azalmaya bağlı çocuklarda gelişme geriliği, cinsel isteksizlik, insülin seviyesinde artma, şekere yatkınlık
  • Diğer: Trafik kazaları, evlilik sorunları, yaşam kalitesinde azalma, reflü

Nasıl Tedavi Edilir?
Hastalığın tipi ve şiddeti belirlendikten sonra uygun bir tedavi seçeneği belirlenir. Ancak bundan önce hastalık derecesi ne olursa olsun genel önlemlerin alınması kişinin ve ailesinin bu konuda bilgilendirilmesi sağlanır.

  • Genel önlemler:

Öncelikle kişinin risk faktörlerine yönelik tedavileri uygulaması hastalığın durumunu hafifletecektir.
Kilo vermesi: Obezite uyku apnesini artıran en önemli faktörlerden birisidir.
Yatış pozisyonu: yer çekiminin etkisine bağlı olarak sırt üstü pozisyonda uyku apnesi artar, yan yatışta azalabilir. Bundan dolayı sırt üstü yatmasını engelleyecek çeşitli metodlar denenmiştir. Pijamasının sırt kısmına tenis topları, yastık parçası dikmek gibi.
Alkol veya sakinleştirici-uyku yapan ilaçlardan kaçınmak
Ek hastalıkların tedavi edilmesi: Hipotroidi (Guatr bezinin az çalışması)
Trafik veya iş kazaları konusunda uyarmak

  • İlaç tedavisi:

Hastalıkla ilgili yukarıda belirtilen sebepleri ortadan kaldıracak ve yan etkisi olmayan her hangi bir ilaç henüz yoktur.

  • PAP tedavisi (Pozitif Havayolu Tedavisi)

Altın standart tedavi yöntemi olarak bu hastalığın en etkili ve kesin tedavisi sürekli pozitif basınçlı hava veren PAP dediğimiz cihazlardır. Mekanik bir çözüm sunmaktadır. Bu tedavide pozitif hava sağlayan bu cihazlar uyguladıkları uygun basınçlarda daralan ya da tıkanan havayolunu açmaktadır. Bu cihazla birlikte düşük dirençli bir hortum ve kişinin ağız ve burun yapısına uygun bir maske aracılık eder. Tedavide cihazın tipi önemlidir ve hastalığın tipine göre değişir. Hasta konforunu sağlaması açısından kullanılacak maske de en az cihaz kadar önemlidir. Kişi bu cihazları uykuda kullanır ve kullandığı süre içinde düzelir. Ancak cihazı bırakırsa yaşadığı sıkıntılar tekrar ortaya çıkmaya başlar. Bundan dolayı uzun süreli ancak etkili bir tedavi yöntemidir.

  • Ağız içi araç tedavisi

Ağız içi araçlar (AİA) olarak bilinen bu tedavi seçeneğinin amacı, uyku sırasında ağız içine yerleştirilen bir takım araçlarla üst solunum yollarına ait yapıların pozisyonunu değiştirip (örneğin dili öne çekerek) hava yolunu genişletmek kas fonksiyonları üzerine etki ederek direnci düşürmek ve havayollarının tıkanmasına engel olmaktır. Bu aparatlar genel olarak basit horlaması veya hafif dereceli uyku apnesi olan olgularda bir tedavi seçeneği olabilir. Dili önde tutan veya çeneyi öne ilerleten araç tipleri bulunur.

  • Cerrahi tedavi

Uyku apnesinin en etkili tedavisi PAP cihazları ile yapılmaktadır. Ancak darlık yeri tam belirlenirse bu alanda çoğunlukla düzeltici cerrahi olarak yardımcı olmaktadır.

UYKUNUZU DEĞERLENDİRİN

  • Yeterli süre uyumama rağmen sabahları zor uyanıyorum, kendimi yorgun hissediyorum
  • Yeterli süre uyumama rağmen gün içinde yorgun ve uykulu oluyorum
  • Akşam saatlerinde veya yatağa girdiğimde bacaklarımda tanımlayamadığım bir huzursuzluk hissediyorum
  • Uyurken bacaklarımda ritmik hareketler olduğu söyleniyor
  • Evde horlamamın diğer odalardan bile duyulduğu söyleniyor
  • Gece içinde nefes alamama hissi ile uyanıyorum
  • Uykuda nefesimin durduğu söyleniyor
  • Geceleri baş, boyun veya göğsümde terleme oluyor
  • Sabah ağız kuruluğu ile uyanıyorum
  • Sabah baş ağrısı ile uyanıyorum
  • Toplantılarda, okurken veya TV seyrederken uyuya kalabiliyorum
  • Gün içinde zaman zaman dayanılmaz uykululuk atakları yaşıyorum
  • Geceleri uykudan bağırarak ve korku ile uyandığım söyleniyor
Sorulardan 1 veya daha fazlasına evet diyorsanız bu konu ile ilgilenen uyku bozuklukları merkezlerine başvurup tedaviniz için gerekenleri yapmaya başlayabilirsiniz.

Kaynaklar

  1. Arzu Mirici. Obstrüktif Uyku Apne Sendromu. AÜTD 2000; 32: 85-90
  2. Tansu Ulukavak Çiftçi (Ed.). Türk Toraks Derneği Obstrüktif Uyku Apne Sendromu Tanı Ve Tedavi Uzlaşı Raporu 2012. Türk Toraks Dergisi.Vol.13;Cilt.13.Supp.1
  3. http://www.toraks.org.tr/uploadFiles/book/file/2811201293621-TUM.pdf
  4. http://www.solunum.org.tr/TusadData/userfiles/file/Horlama_ve_Uyku_Apnesi_Hasta_Brosuru.pdf?menu=78

Tıbbi Biyolog Serkan Küçüktürk
Necmettin Erbakan Üniversitesi Tıbbi Biyoloji ABD, KONYA

Ara İstanbul KBB BBC Uzmanları derneği ve TKBBV ortak bilimsel toplantısı
İstanbul
27
2017
Nis 3. İLKBAHAR TOPLANTISI
Belek/Antalya
12
2018
Ağu 3.ERA-SUMMIT
Kiev/Ukrayna
28
2018
Eki MEDITRIO 3
Girne/KKTC
4
2018
KBB Dernek   | KBB Yeterlik Kurulu   | Kullanım Şartları
 LookUs & Online Makale