Ana Sayfa » Yayın Arşivi » Türk Otorinolarengoloji XXXI Ulusal Kongre Özetleri » 2009 » Adenoid Hipertrofisinde Medikal Tedavi Seçeneği
 

Adenoid Hipertrofisinde Medikal Tedavi Seçeneği

Özturan O., Aksoy F., Veyseller B., Yıldırım Y.S., Demirhan H.

Amaç: Adenoid nazofarenks üst ve arka duvarındaki lenfoid doku olarak tanımlanır ve adenoid hipertrofisi çocukluk çağında en sık morbidite nedenlerindendir. Çocuklarda adenoid hipertrofisinin tedavisi havayolunu tıkama derecesi ve ilişkili morbiditeye bağlıdır. Adenoidektomi için komplikasyonlar açısından hastaların bireysel olarak risk fayda analizlerinin yapılması gerekir. Bu riskleri dikkate alarak medikal tedavi seçenekleri uygulanmalıdır. Bu çalışmada adenoidektomi endikasyonu konulup ameliyat listesine alınan hastaların bir grubuna fluticasone propionate burun damlası (NSD-Nazal Steroid Damla) verilerek adenoid boyutunda küçülme, koanal açıklık ve hastaların burun tıkanıklığı yakınmalarındaki iyileşme sadece serum fizyolojik (SF) burun damlası verilen kontrol grubu ile kıyaslandı. Gereç ve Yöntem Çalışmaya toplam 45 hasta alındı. Yaşları 4-16 arası (ort:9.8), 25 hastaya (8 erkek, 17 kadın), fluticasone propionate burun damlası, yaşları 5-15 arası (ort 9.5), 20 hastaya (12 erkek, 8 kadın) serum fizyolojik burun damlası sekiz hafta süre ile verildi. Bulgular Hastaların tedavi öncesi ve sonrası semptom skorları değerlendildiğinde, burun tıkanıklığı, ağızdan solunum, horlama, genizden konuşma, apne ve gece öksürüğü yakınmalarının NSD alan grupta SF alan gruba göre istatistiksel olarak anlamlı düzeyde düzeldiği görüldü (p<0.05). Sekiz haftalık takip sonunda NSD alan grup ile SF alan grubun ortalama total semptom skoru arasında istatistiksel olarak anlamlı fark görüldü (Z= -5,713, p<0.05). Tedaviye başlamadan önce NSD alan ile SF alan gruplar arasında koanal açıklık ve adenoid boyutu açısından istatistiksel olarak anlamlı fark olmadığı halde (P=0,132) takiplerde hem ilk 4 haftada hemde 8 haftalık tedavinin sonunda her iki grup arasında istatistiksel olarak anlamlı fark saptandı (p<0.05). Sekiz haftalık takip sonunda NSD tonsil büyüklükleri ve orta kulaktaki efüzyon üzerine etkisi görülmedi. Sonuç NSD alan 25 hastanın, 19’unun (%76) adenoidektomi ihtiyacı ortadan kalktı, üç (%12) hastaya adenoidektomi uygulandı. Geri kalan üç (%12) hastaya adenoidektomi olması gerektiği belirtilmesine rağmen NSD tedavisinden önemli yarar gördüklerini söyleyen aileleri tarafından ameliyat teklifi kabul edilmedi. SF alan 20 hastanın, 16’sı (%80) opere edildi, geri kalan dört hastanın (%20) adenoidektomi olması gerektiği belirtilmesine rağmen aileleri tarafından bir süre daha izlenmesi istenip ameliyatları ertelendi.

Türk Otorinolarengoloji XXXI Ulusal Kongre Özetleri SS-43

Kullanım Şartları
 LookUs & Online Makale