Ana Sayfa » Yayın Arşivi » Türk Otorinolarengoloji XXXV. Ulusal Kongre Özetleri » 2013 » Pap Tedavisinin Tıkayıcı Uyku Apne Sendromu Hastalarında Nazal Hava Akımına Ve Mukosilier Klirense Etkisinin Değerlen..
 

Pap Tedavisinin Tıkayıcı Uyku Apne Sendromu Hastalarında Nazal Hava Akımına Ve Mukosilier Klirense Etkisinin Değerlen..

Acar A., Oğuz O., Eryılmaz A., Boynueğri S., İriz A., Dinç K. S. A.

AMAÇ:PAP tedavisi tıkayıcı uyku apne sendromunun öncelikli tedavi yöntemidir. PAP tedavisine uyum hastalığın tedavi başarısında oldukça önemlidir. Tedaviye bağlı oluşabilecek yan etkiler tedavi uyumunu bozabilir. Tedavide en sık burun maskeleri kullanılır. PAP tedavisinin nazal fizyolojiye ve yaşam kalitesine etkisini ortaya koymayı amaçladık. YÖNTEM-GEREÇLER:Çalışmamızda PAP tedavisi verilen hastaların tedavi öncesi, bir aylık tedavi sonrası akşam ve sabah ayrı olarak akustik rinometri ile MCA (minimal crossectional area) ve anterior rinomanometri ile total nazal direnç değerleri ölçülerek karşılaştırıldı. Tedavinin bir aylık ve gecelik etkilerini görmek için bir aylık tedavi sonrası akşam ve sabah testler ayrı ayrı uygulandı. Kontrol gurubu oluşturularak MCA ve nazal direnç değerleri tedavi almayan popülasyonda da akşam ve sabah ölçülerek hasta gurubuyla karşılaştırıldı. Tedavi öncesi ve sonrası mukosilier transport zamanları ölçülerek tedavinin mukosilier klirense etkisi araştırıldı. SNOT-20, nazal semptom ve uyku semptom anketleri uygulanarak tedavinin yaşam kalitesine etkileri araştırıldı. BULGULAR: Çalışmada hasta grubunda toplam 32 hasta değerlendirildi. Akşam-sabah nazal hava akımı için oluşturulan kontrol grubuna 32 hasta dahil edildi.Hasta grubunda tedavi öncesine göre bir aylık PAP tedavisi sonrası akşam ölçülen MCA değerleri istatistiksel olarak anlamlı derecede düşük bulundu (MCA tedavi öncesi sabah ort:1,7±0,3 cm2, tedavi sonrası akşam ort:P=1,7±0,2 cm2, p= 0,045, p< 0,05). Total nazal direnç tedavi sonrası istatistiksel olarak anlamlı derecede yüksek bulundu (P=0,011, p<0,05). Akşam-sabah karşılaştırmasında hasta gurubunda MCA değerleri istatistiksel olarak anlamlı dercede azalırken (p=0,0001) nazal direnç değerleri anlamlı derecede arttı (p=0,0001). Tedavi öncesi ölçümlerle tedavi sonrası sabah ölçümleri karşılaiştırıldığında gerek MCA değerlerindeki azalma gerekse total nazal direnç değerlerindki artış tedavi sonrası akşam ölçümlerine göre daha anlamlı olarak bulundu. Tedavi sonrası akşam ve sabah yapılan ölçümler farklı bulundu. Kontrol gurubunda akşam-sabah ölçümlerinde istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmadı ( p> 0,005). Mukosilier transport zamanı tedavi öncesi ve bir aylık tedavi sonrası ortalamalarda uzarken istatistiksel olarak farklı bulunmadı (Tedavi öncesi sakkarin zamanı ort:10,7±2,9, tedavi sonrası ort:11,3±2,9, p=0,324, p>0,05). Anket sonuçlarında tedavi ile uyku semptomları azalırken nazal semptomların arttığı görüldü istatistiksel olarak anlamlı bulundu. SONUÇ:PAP tedavileri nazal konjesyonu arttırarak burun kesit alanını ve nazal hava akımını olumsuz etkileyebilir. Bu etki uzun dönem kullanımda ortaya çıkabildiği gibi gecelik kullanımda akut etki ile de ortaya çıkabilir. Çalışmada tedavi sonrası akşam ve sabah ölçümleri ayrı değerlendirildiğinde sabah değerlerinin daha anlamlı olması bunu göstermektedir. Bu durum tedavi başarısızlığına yol açabilir. Değişen nazal fizyoloji tedavi basıncını yetersiz kılabilir. Tedavi başarısı için yeni titrasyonlar gerekebilir. PAP tedavisi ile çeşitli nazal yan etkiler oluşabilir ancak hastaların yaşam kalitesindeki genel düzelme bu yan etkileri tolere etmelerini sağlamaktadır.

Türk Otorinolarengoloji XXXV. Ulusal Kongre Özetleri SS-143

Kullanım Şartları
 LookUs & Online Makale