Ana Sayfa » Yayın Arşivi » Türk Otorinolarengoloji XXXV. Ulusal Kongre Özetleri » 2013 » Horlama Hastalarının Ses Analizlerinin, Fizik Muayene Ve Laboratuar Bulguları Işığı Altında Obstrüktif Uyku Apne Send..
 

Horlama Hastalarının Ses Analizlerinin, Fizik Muayene Ve Laboratuar Bulguları Işığı Altında Obstrüktif Uyku Apne Send..

Kemaloğlu Y. K., Cevizci R., Gökdoğan Ç., Çiftçi B.

Horlama Hastalarının Ses Analizlerinin, Fizik Muayene Ve Laboratuar Bulguları Işığı Altında Obstrüktif Uyku Apne Sendromu Varlığı Yönünden Değerlendirilmesi AMAÇ:Obstrüktif Uyku Apne Sendromunda (OUAS) altın standart tanı yöntemi polisomnografi (PSG)’dir. PSG oldukça pahalı, zaman alıcı olması, özel ekip ve cihaz gerektirmesi açısından dezavantajlara sahiptir. Son yıllarda alternatif tanı yöntemlerinden olan akustik analiz popüler hale gelmiştir ve yapılan çalışmalarda OUAS ile arasındaki ilişki gösterilmeye çalışılmıştır. Bu çalışmanın amacı insan üst solunum yolu (ÜSY)‘nin anatomi ve fonksiyonunun ürünü olan insan sesinin akustik analiz parametrelerinin horlama olguları ile OUAS olguları arasında farklılık gösterip göstermediği, öykü, klinik, fizik muayene ve sefalometrik verilerin yardımıyla ÜSY’deki patolojinin yerinin belirlenmesi hedeflenmiştir. YÖNTEM-GEREÇLER:Bu çalışmaya; Eylül 2008 - Mart 2011 tarihleri arasında, horlama yakınması olan 40-60 yaş arası 28 erkek hasta dahil edilmiştir. Bütün hastalara KBB fizik muayeneleri, sefalometrik inceleme ve polisomnografi (PSG) çalışmaları yapılmıştır. PSG eşliğinde kaydedilen horlama sesin analizleri ile ses analizleri, ‘Kay Elemetrics CSL’ (model 4300 B) programında yer alan ‘Multi Dimensional Voice Paremeters’ (MDVP) ve ‘Real Time Spectogram’ kullanılarak işlenmiştir. Ses analizi parametreleri ile fizik muayene ve laboratuar sonuçları arasındaki ilişki kurulmaya çalışılmıştır. BULGULAR:Ortalama yaş 46,77’dir. Apne Hipopne indeksi (AHİ) 15’in altındaki olguların sayısı 13, üstündekilerin sayısı 15’tir. Buna göre olgular iki gruba ayrıldığında; horlama sesiyle yapılan analizlerde gruplar arasında bir fark saptanmazken, AHİ’si 15’in üzerinde olan grupta sadece ‘a’ vokalizasyonu sırasında elde edilen parametrelerden SPI (Soft Phonation Index) frekansları anlamlı derecede daha düşük saptanmıştır (Mann-Whitney U testi, p= 0.02). Korelasyon analizinde AHİ skoru ile ‘F1o’ arasında negatif yönde, ‘F2e’ frekansları ile ise pozitif yönde anlamlı ilişki saptanmıştır (p<0,03) (Spearman Korelasyon analizi). Ayrıca; ‘Voice Turbulence Index’ (VTI) ve ‘a’ foneminin F1 frekans değerleri ile uvula kalınlığı arasında pozitif yönde anlamlı korelasyon saptanmıştır (p<0,03). ‘a’ foneminin F2 frekansları ile palatin tonsil derecesi arasında negatif yönde anlamlı korelasyon görülmüştür (p<0,03). Sefalometrik ölçümlerden ‘s-ax’ ve ‘aa-ax’ ile ‘o’ foneminin F1 frekans değerleri arasında pozitif yönde korelasyon saptanırken ‘yd4-fyd1’ ölçümü ile ‘a’ foneminin F1 frekans değerleri arasında negatif yönde anlamlı korelasyon bulunmuştur (p<0,03). SONUÇ:Bu çalışmanın bulguları OUAS olgularında ses analizinin sadece AHİ ile değil uvula kalınlığı, tonsil hipertrofisi ve sefalometrik farenks boyutları gibi bir dizi cerrahi tedavi kararında önemli olan parametreyle de ilişkili olabileceğini göstermektedir. Horlama sesinden ziyade, özellikle uyanıkken ve ünlü fonemlerle yapılan ses analizleri, OUAS tanısında ve/veya patolojik bölgenin saptanmasında kullanılabilecek bir yöntem gibi durmaktadır. Bu bağlamda da çalışmamız; her ne kadar OUAS tanısında altın standart PSG olsa da, ses analizi gibi KBB kliniklerinde son derece düşük maliyetle ve basit olarak yapılan bir objektif testin klinik ve cerrahi anlamda sağlayabileceği yararın araştırılmasının gerekliliğine işaret etmektedir.

Türk Otorinolarengoloji XXXV. Ulusal Kongre Özetleri SS-145

Kullanım Şartları
 LookUs & Online Makale