Ana Sayfa » Yayın Arşivi » Türk Otorinolarengoloji XXXV. Ulusal Kongre Özetleri » 2013 » Larenks Kanserli Olgularımızda K-Ras Mutasyonları
 

Larenks Kanserli Olgularımızda K-Ras Mutasyonları

Dereköy F. S., Tekin K., Güçlü O., Özdemir Ö., Kara M., Barutçu O., Sılan F.

AMAÇ:Bu çalışmada larenks kanserli hastaların tümöral doku spesmenlerinde baş-boyun kanserlerinin gelişiminde etkili olduğu gösterilen K-ras mutasyon analizi yapıldı ve K-ras mutasyonunun larenks kanseri oluşumu, hastalığın evresi ve sağ kalıma etkisi tartışıldı. YÖNTEM-GEREÇLER:Bu çalışmada ÇOMÜ KBB Anabilim Dalı’nda 2009-2012 yılları arasında larenks kanseri tanısı konmuş ve tedavisi düzenlenmiş olan 41 olgu değerlendirildi. Genomik DNA üreticinin talimatlarına göre QIAquick (Qiagen, Hilden, Almanya) izolasyon kiti kullanılarak ekstre edildi. Analizler, araştırmacıların herhangi bir numunenin KRAS mutasyon durumunu bilmedikleri kör bir çalışma dizaynına göre gerçekleştirilmiştir. BULGULAR:Olguların 40’ı (%97,5) erkek, 1’i (2,5) kadındı. Yaş ortalaması erkeklerde 63,5 (50-81), bayanın ise 44’tü. Sigara içen hasta sayısı 40 (%97,5), alkol kullan hasta sayısı 32 (%80) idi. Olguların 16’sı (%39) supraglottik, 25’i (%61) glottik yerleşimli idi. 11 olgu (%26,8) T1a, 3 olgu (%7,4) T1b, 22 olgu (%53,6) T2, 5 olgu (%12,1) T3 idi. 28 hastaya cerrahi, 9 hastaya RT, 4 hastaya KT+RT uygulandı. Olguların 17’si (%41,5) iyi diferansiye, 15’i (%36,6) orta diferansiye ve 9’u (%21,9) az diferansiye idi. Servikal lenf nodu metastazı saptanan 7 hastanın (%17,5) hepsi N1 idi, N2 ve N3 yoktu. Lenf nodu metastazı olan bütün hastalar supraglottik yerleşimliydi. (p=0,001) 3 hastada vasküler invazyon, 5 hastada perinöral invazyon, 2 hastada kapsüler invazyon mevcuttu. Yapılan genetik incelemede Olgulardan birinde kodon 12 (G12A), birinde kodon 13 (G13D) olmak üzere toplam 2 olguda (%4,87) k-ras mutasyonu saptandı. Ortalama takip süresi 18,2 aydı (2-41). Olguların 5’ inde (%12,2) nüks saptandı (1’inde lokal nüks, 3’ ünde rejyonel nüks, 1’ inde uzak metastaz). 4 hasta (%9,7) klinik takipleri devam ederken eks oldu. Olguların ortalama sağ kalım oranı %90,2 idi. Bu oran T1 tümörlerde %100, T2’ de %90,9, T3’ de %60 olarak bulundu. T evrelemesinin artması ile sağ kalım oranının düşmesi arasında anlamlı korelasyon saptandı. (p=0,016) Kapsüler invazyonu olan olguların sağ kalım oranı %0, kapsüler invazyonu olmayan olguların sağ kalım oranı %94,8 olarak bulundu. Kapsüler invazyonla sağ kalım oranının düşmesi istatiksel olarak anlamlı bulundu (p=0,007). Sağ kalım ile diğer klinikopatolojik değişiklikler arasında istatiksel olarak anlamlı korelasyon saptanmadı. SONUÇ:Bizim çalışmamızda 41 larenks kanserli hastanın tümör dokularında k-ras mutasyonu çalışıldı ve 2 (%4,87) hasta k-ras geninin 12. ve 13. kodonlarında olmak üzere birer adet mutasyon saptanmıştır. Karsinogenezis çevresel ve endojen faktörler arasındaki etkileşme sonucu gelişir. BBSHK’ni başlatan moleküler olaylar ras mutasyonundan başka genetik olayları da içerir. Yapılan çalışmalarda k-ras mutasyonu oranlarının %50’ nin üzerinde olmadığını göstermektedir. Bu alanda yapılacak olan genetik çalışmalar hastalığın erken tanısı, tanı sonrası seyri ve tedavisi açısından bize yardımcı olacaktır.

Türk Otorinolarengoloji XXXV. Ulusal Kongre Özetleri SS-155

Kullanım Şartları
 LookUs & Online Makale