Ana Sayfa » Yayın Arşivi » Türk Otorinolarengoloji XXXV. Ulusal Kongre Özetleri » 2013 » Endoskopik Orta Kulak Cerrahisi: Erken Dönem Sonuçlarımız
 

Endoskopik Orta Kulak Cerrahisi: Erken Dönem Sonuçlarımız

Doğan E., Güneri E.A., Durmuşoğlu M., Tunçbilek P.

AMAÇ:Çalışmamızda son yıllarda yaygınlığı giderek artan endoskopik orta kulak cerrahisi uygulamalarında alınan erken dönem sonuçların araştırılması amaçlanmıştır. YÖNTEM-GEREÇLER:Son 5 yıllık dönemde arasında tamamen endoskopik olarak ya da çoğu aşamalarında endoskop yardımı alınarak (endoskop asiste) orta kulak ve mastoid cerrahisi uygulanan hastaların cerrahi ve takip özellikleri geriye dönük olarak incelenmiştir. BULGULAR:Ameliyat sırasında sadece muayene için endoskopi yapılan hastalar çalışma dışı tutularak, ameliyatın tamamen ya da büyük oranda endoskop kullanarak yapıldığı 10 hasta çalışmaya dahil edildi. Yedi hastaya iletim tipi işitme kaybı nedeni ile endoskopik transkanal eksploratris timpanotomi uygulandığı, bu olguların 4 tanesine stapedotomi (2 tanesi CO2 lazer kullanılarak) yapıldığı, 3 tanesine inkudostapedial bağlantı devamsızlığının kemik çimento ile onarımı operasyonu uygulandığı belirlendi. İki hastada ise koklear implantasyon uygulanırken yuvarlak pencere görüşünün zor olması nedeniyle, fasiyal reses içinden endoskopik görüş yardımıyla kokleostomi uygulandığı ve elektrodun bu şekilde yerleştirildiği belirlendi. Kolesteatomlu kronik otitis media nedeniyle timpanomastoidektomi uygulanan bir hastada ise, anterior yaklaşımla açık kavite cerrahi uygulamasının çok büyük bir oranda ve osikuler rekonstrüksiyonun tamamen endoskopik olarak yapıldığı saptandı. Tüm olgularda temelde 0 derece 16 cm 2.7 mm çaplı, gerektiğinde de aynı uzunluk ve kalınlıkta 30 derece rijid hopkins endoskop (Karl Storz, Tutlingen, Almanya) kullanıldı. Endoskopik cerrahi yaklaşımın daha geniş açılı olması nedeniyle, endoskopik cerrahi işlemlerde mikroskop ile elde edilemeyecek kadar iyi bir görüş sağlandığı ve cerrahi manuplasyonların rahatlıkla uygulanabildiği belirlendi. Tüm olgularda postoperatif dönemde herhangi bir komplikasyon ortaya çıkmadı, elde edilen işitme sonuçları başarılı olarak değerlendirildi. Ancak, binoküler görüşün olmaması, endoskopun sık sık temizlenmesi gereği ve mastoid cerrahisi sırasında mikroskopa geçilmesi zorunluluğu yöntemin kısıtlamaları olarak saptandı. SONUÇ:Orta kulak yapılarının ve kemikçik zincirin değerlendirilmesi endoskopik olarak çok daha iyi bir görüş imkanı ile yapılabilmektedir. Endoskopik yaklaşım özellikle otoskleroz cerrahisinde ve kemikçik zincir rekonstrüksiyonunda oldukça avantajlıdır. Kolesteatom cerrahisinde endoskoplar ile epitimpanum, fasiyal reses ve hipotimpanum gibi alanlarda tüm gizli saklı köşelere tam görüş sağlanarak anatomiye hakim olmak mümkündür. Tek el ile çalışma, sık temizlenme gereği ve bir öğrenme eğrisinin bulunması gibi zorlukları olmasına rağmen; sağladığı geniş ve açılı görüş imkanı nedeniyle giderek artan uygulamalara konu olan endoskopik kulak cerrahisinin daha başarılı ve fonksiyonel cerrahi tekniklerin uygulanmasına yol açtığı düşünülmektedir. Endoskopik kulak cerrahisini mikroskopik kulak cerrahisine bir alternatif olarak algılamamak, yöntemi orta kulak patolojilerine daha hakim olmak için güvenli bir yeni teknik olarak kabul etmek şeklinde özetlenebilinen bu yaklaşımlara paralel olarak erken dönem sonuçlarımızın sunulduğu çalışmamız sonucunda, endoskopik kulak cerrahisinin tekniğin kullanım alanının giderek arttığı, yöntemin oldukça başarılı sonuçlar verdiği saptanmış, avantajları ve dezavantajları ortaya konmuştur.

Türk Otorinolarengoloji XXXV. Ulusal Kongre Özetleri SS-228

Kullanım Şartları
 LookUs & Online Makale