Ana Sayfa » Yayın Arşivi » Türk Otorinolarengoloji XXXV. Ulusal Kongre Özetleri » 2013 » Erişkinlerde Genel Anestezi Sırasında Teoae Ve Dpoae Değişiklikleri
 

Erişkinlerde Genel Anestezi Sırasında Teoae Ve Dpoae Değişiklikleri

Yılmaz M., Ataş A., Gedik Ö., Güngör G., Babazade R., Bozkurt S. P.

AMAÇ: Otoakustik emisyonlar (OAE) non-invazif, kolay uygulanabilir, objektif bir test yöntemi olması nedeni ile odiyoloji kliniklerinde yaygın olarak işitme varlığının tespiti için kullanılmaktadır. Günümüzde OAE’ler cerrahinin yönlendirilmesinden, tarama amacı ile bebeklerden, geriatrik gruba kadar geniş endikasyonlarla yaygın bir popülasyona hitap eder. Testin yapılmasında hastanın tam hareketsizliği gerekir. Çocuklar, zihinsel özürlüler ve psikiyatrik problemi olan hastalarda bu ölçümün genel anestezi altında uygulanması gerekir. Kan basıncı değişikliklerinin ve bazı anestezik ajanların OAE üzerine etkileri bildirilmiştir. Bu çalışmada amaç anestezide sıklıkla kullanılan yeni kısa etkili inhalasyon ajanları desfluran (D) ve sevofluranın (S) OAE üzerine etkilerini ortaya koymak ve karşılaştırmaktır. YÖNTEM-GEREÇLER:Deviasyon ameliyatı yapılacak işitme kaybı olmayan (ASA I-II) 31 hasta çalışmaya alındı. Premedikasyon uygulanmadan ameliyathaneye alınan hastalara standart anestezi tekniği uygulandı ve mekanik ventilasyon sağlandı. Sistolik, diastolik ve ortalama arter basınçları (SAB,DAB,OAB) kalp atım hızı (KAH) ve SpO2 izlendi. Randomize edilen hastalara grup S %1.5-2 sevofluran (n=15) ve grup D % 5-6 desfluran (n=16) ile %50 O2 hava içinde solutuldu. Uygulanan anestezik ajanı bilmeyen odiyolog tarafından sağ ve sol kulakda ayrı ayrı (toplam 62 kulak) TEOAE overall ve DPOAE (1,1.5,2,3,4,6,8 kHz) amplitüdleri ameliyathanede anestezi indüksiyonu öncesinde, 5 dk sonrasında, cerrahi bitimine yakın ve hasta uyandırıldıktan 1 saat sonra ölçüldü. İlk TEOAE düzeyleri 3kHz den az ve DPOAE düzeyleri 6 kHz den az olanlar çalışma dışı bırakıldı. İstatistik değerlendirmede linear regresyon ve tekrarlayan ölçümlerde ANOVA testi yapıldı. P<= 0.05 anlamlı kabul edildi. BULGULAR:TEOAE overall ve DPOAE amplitüdleri gruplar karşılaştırıldığında preoperatif ve çalışma aşamalarında benzerdi (p>0.05). TEOAE overall; gruplar kendi içlerinde irdelendiklerinde inhalasyon ajanlarının uygulandığı aşamalarda amplitüdlerdeki azalma ve ameliyat sonrası artış ileri derecede anlamlıydı (p<0.001). DPOAE amplitüdleri her 2 grupta da inhalasyon ajanı uygulandığında belirgin azalma gösterdi ve ameliyat sonrası yükselme başlangıç değerlerine ulaşamadı. Grup D’de 3 kHz ve Grup S’de 2 kHz dışındaki tüm ölçümlerde çalışma zamanlarındaki değişim istatiksel olarak anlamlı idi (p<0.05). Gruplar arasında preoperatif arter basınçları ve KAH fark yoktu ve benzerlik çalışma boyunca sürdü (p>0.05). Zaman içinde değişim her iki grupta da anlamlılık gösterdi (p<0.0001). Preoperatif hemodinamik ölçümlerle TEOAE overall düzeyleri arasında korelasyon yoktu, ancak inhalasyon ajanlarıyla gelişen hipotansiyon ve bradikardi sonucu TEOAE overall ile hemodinami arasında görülen anlamlı ilişki Grup D’de daha belirgindi (p>0.05). SONUÇ:TEOAE ve DPOAE ölçümleri D ve S kullanımıyla değişmektedir. Bu çalışmayla mekanizma açıklanamamakla birlikte anesteziklerin doğrudan etkileri veya hipotansiyon ile bradikardi etken olabilir. Hassas TEOAE ve DPOAE ölçümleri ile yönlendirilecek tedavi ve işlemlerde D veya S’ın kullanımları uygun değildir.

Türk Otorinolarengoloji XXXV. Ulusal Kongre Özetleri SS-322

Kullanım Şartları
 LookUs & Online Makale