Ana Sayfa » Yayın Arşivi » Türk Otorinolarengoloji XXXV. Ulusal Kongre Özetleri » 2013 » Nazal Tip Rotasyonunun Düzeltilmesinde Alar Kıkırdak Kısaltılması Ve Sütür Yöntemlerinin Karşılaştırılması
 

Nazal Tip Rotasyonunun Düzeltilmesinde Alar Kıkırdak Kısaltılması Ve Sütür Yöntemlerinin Karşılaştırılması

Korkmaz H., Korkmaz M.

AMAÇ: Burnun alt üçte birini oluşturan nazal tip cerrahisi, hem estetik, hem de işlevsel açıdan çok hassas oranlar gerektirir. Nazal tip’in yüzün en belirgin yapısı olması, karmaşık anatomisi, yüzün diğer kısımları ile oluşturduğu açılanmalar, tip cerrahisini en kritik aşamalar arasına sokmaktadır. Nazal tip cerrahisindeki önemli hedeflerden birisi ideal nazolabial açıyı yakalamaktır. Nazolabial açıdaki küçük değişimler hasta memnuniyetini belirgin derecede etkiler. Bu çalışmada, nazolabial açıyı düzenleyen müdahale yöntemlerinden birisi olan alar kıkırdakların vertikal insizyon ile kısaltılması ve ikinci olarak kolumella- septum mesafesini düzenleyen sütür yöntemi incelenmiştir. Bu iki yöntem istenilen amaca ulaşmadaki etkinlik açısından birbirleri ile karşılaştırılmışlardır. YÖNTEM-GEREÇLER: Bu retrospektif çalışmada, 1 Ocak 2006- 31 Mayıs 2012 tarihleri arasında opere edilmiş olan, tip rotasyonunda alar kıkırdak kısaltılması yada sütür yöntemi kullanılmış olan 52 hasta incelenmiştir. Postoperatif takibi veya dökümentasyonu eksik olan hastalar, lateral krural stealing uygulananlar, iri burun nedeni ile burun küçültme işlemi uygulananlar, lateral kruslara veya septal kıkırdak kaudal ucuna ek müdahale yapılan hastalar çalışma dışında tutulmuşlardır. Her hastanın postoperatif profil fotoğrafı incelenerek nazolabial açı değeri kaydedilmiştir. Erkek hastalarda ideal açı 90 derece, bayan hastalarda 105 derece olarak öngörülmüş, bu değerler veya bu değerlerden aşağı veya yukarı 5 derecelik sapmalar (erkeklerde 85-95 derece ve bayanlarda 100-110 derece) başarılı sonuç olarak kabul edilmiştir. Her iki cerrahi tekniğin sonuçları birbiri ile karşılaştırılmıştır. Sonuçlar X2 (chi- square) analizi ile değerlendirilmiştir. BULGULAR: Posteratif dönemde arzu edilen tip rotasyonu ölçülerine alar kıkırdak kısaltılması yönteminde % 50, sütür yönteminde % 72,5 hastada ulaşılabilmiştir. İki grup arasında istatistiki olarak anlamlı fark olmamakla birlikte (p= 0,09), sütür yönteminde istenilen sonuca daha rahat ulaşılabildiği, ancak bu yöntemle rotasyonun aşırı artması şeklindeki istenmeyen sonuçlarla karşılaşma ihtimalinin daha fazla olduğu izlendi. SONUÇ: Nazal tip rotasyonunun artırılmasında kullanılan sütür ve alar kıkırdakların kısaltılması yöntemlerinin her ikisi yeterince etkilidir. Alar kıkırdak kısaltılmasında daha makul ölçülerde rotasyon sağlanırken overrotasyon ihtimali daha düşüktür. Sütür yöntemi etkili bir teknik olmakla birlikte overrotasyon ihtimaline nedeni ile daha dikkat edilmesi gereken bir tekniktir.

Türk Otorinolarengoloji XXXV. Ulusal Kongre Özetleri SS-348

Kullanım Şartları
 LookUs & Online Makale