Ana Sayfa » Yayın Arşivi » Türk Otorinolarengoloji XXXV. Ulusal Kongre Özetleri » 2013 » Penetran Transorbital Yaralanma: Olgu Sunumu
 

Penetran Transorbital Yaralanma: Olgu Sunumu

Sütay S., Ecevit C., Aslıer M., Aslıer Y.G.N., Arıcı M.

AMAÇ: Orbitanın penetran yaralanmaları sık görülmemelerine karşın, yüksek morbidite oluşturmaları ve multidisipliner tedavi yaklaşımları gerektirmeleri nedeniyle önem taşır. Penetran cisimlerin oluşturabilecekleri hasarı arttırmamak için uygulanacak cerrahi girişimlerin güvenli olması şarttır ve yabancı cisim çıkarılırken normal dokuların en az zedeleneceği teknik seçilmelidir. Orbital sinir, göz kasları, paranazal sinüsler, kavernöz sinüs, anterior ve posterior etmoid arterler etkilenebilmekle birlikte özellikle intrakraniyal hasarlar ölümcül sonuçlar doğurabilir. Uygulanabiliyorsa mutlaka minimal invaziv yöntemler seçilmelidir. Orbitaya penetre olarak posteriorda etmoid hücrelere uzanan kurşun kalemin ve kırılmış olan uç kısmının transorbital endoskopi yardımı ile çıkarıldığı olgu sunuldu. Olgunun Özellikleri:15 yaşında erkek hasta darp sonrası kliniğimize başvurdu. Yapılan bakısında sağ üst gözkapağı medial kısmından orbita içerisine uzanmış kurşun kalem mevcuttu. Göz hareketleri sağda superiora ve laterale 10 derece kısıtlıydı. Görme keskinliği tamdı. Yapılan görüntülemelerde kalemin orbita medialinden, anterior etmoid arterde hasar oluşturmayacak şekilde ekstrakonal alanda posterior etmoid hücrelere dek uzandığı izlendi. Orbital sinirde ya da kafa tabanında hasar gözlenmedi. Orbitanın posterior kısmında medial rektus kasının medialinde ise kemik dokulardan daha radyoopak özellikte küçük bir yabancı cisim ayırd ediliyordu. Tedavi ve Prognoz:Hasta acil şartlarda operasyona alındı. Genel anestezi ile yapılan girişimde öncelikle kalem Allis klemp ile çekildi ve defekt içerisinden trokar ilerletildi. Trokar içerisinden yapılan endoskopik bakıda izlenen küçük yabancı cismin kalemin kırılmış uç kısmı olduğu gözlendi ve aspiratör yardımı ile çıkartıldı. Yine trokar içerisinden, trokarı yavaş yavaş çekerek yapılan bakıda medial rektus kası da değerlendirilebildiği kadarı ile normaldi ve orbita içerisinde kanama yoktu. Defekt gelişebilecek bir kanama halinde dekompresyona izin verebilmesi için suture edilmedi. Postoperatif 5 gün intravenöz antibiyoterapi ile izlenen hastanın oftalmolojik bakısında göz hareketlerinde kısıtlılık yada görme keskinliğinde azalma olmadı. Çekilen kontrol görüntülemede sol periorbital ekstrakonal alanda ödemli görünüm dışında patoloji gözlenmedi. YORUM: Benzer olgularda preoperatif dönemde yapılacak bilgisayarlı tomografik inceleme gerek orbitayı gerekse komşu dokuları değerlendirmede oldukça yeterlidir. İntraorbital yaralanmalarda ahşap maddelerin saptanabilirliği %61 olarak bildirilmesine karşın kurşun kalemin kömür kısmı tomografilerde rahatlıkla gözlenebilmektedir. Olgulara cerrahi öncesi ve sonrası tam bir oftalmolojik muayene yapılmalı, özellikle gelişebilecek intraorbital kanamalara karşı dikkatli olunmalıdır. Seçilecek cerrahi yöntem ise hastanın morbiditesini artırmayacak kadar güvenli olmalıdır.

Türk Otorinolarengoloji XXXV. Ulusal Kongre Özetleri PS1-064

Kullanım Şartları
 LookUs & Online Makale