Ana Sayfa » Yayın Arşivi » Türk Otorinolarengoloji XXXV. Ulusal Kongre Özetleri » 2013 » Ameloblastom Cerrahisinde Total Maksillektomiye Karşı Lateral Maksillektominin Kozmetik Avantajı
 

Ameloblastom Cerrahisinde Total Maksillektomiye Karşı Lateral Maksillektominin Kozmetik Avantajı

Akoğlu E., Akbay E., Çevik C., Özler S. G.

AMAÇ: Maksilla tümörlerinde lokalizasyonuna ve histopatolojik tanıya göre değişen endoskopik yaklaşımlardan kraniyofasiyal rezeksiyonlara kadar çok farklı cerrahi yaklaşımlar tercih edilmektedir. Bu yaklaşımların temel amacı geride tümör dokusu bırakmamak ve en az morbidite ile en iyi kozmetik rekonstrüksiyonu sağlamaktır. Bu bildiride maksilla ameloblastomu nedeniyle maksilla lateral kompartmanın rezeke edildiği olgu, cerrahi teknik ve postoperatif sonuçlar eşliğinde tartışılacaktır. OLGU: 58 yaşında erkek hasta sağ maksiller bölgede şişlik, ağrı ve maloklüzyon şikayetleriyle başvurdu. Fizik muayenede sağ maksilla ön ve lateral bölgesinde ekspansiyonla birlikte aynı tarafta son molar diş hizasında ülsere vegetan kitle tespit edildi. Paranazal sinüs BT ve MR görüntülemelerinde maksiller kemik sağ tarafında sinüsü ekspanse eden, bukkal bölgede cilt altına uzanan, posteriorda pterigoid kaslara dayanan, mediyalde orofarinkse uzanan, kranialde maksiller sinüsü dolduran ancak nazal kaviteye uzanımı izlenmeyen, nazofarinks lateral duvarına ve infratemporal fossaya uzanan yaklaşık 5x4 cm boyutlarında, kemik destrüksiyonu yapan, düzensiz sınırlı ve heterojen kontrastlanma paterni gösteren kitle izlendi. Lezyonun oral kaviteye uzanan ülserevegetan kısmından insizyonel biyopsi alındı. Histopatolojik sonucun folüküler ameloblastoma olarak gelmesi üzerine maksillektomi planlandı. Weber-Ferguson insizyonu ile kitleye ulaşıldı. Maksilla medial ve superior duvarlarının sağlam ve inferior duvarının kısmen sağlam olması üzerine total maksillektomi yerine lateral maksillektomi yapıldı. Bu yaklaşımda orbita alt duvarı ve orbital rim ile maksilla mediyal duvarı korunarak lateral maksiller rezeksiyon yapıldı. Zigoma ile maksillanın kalan medial parçası arasına titanyum mesh plak yerleştirilerek rekonstrüksiyon yapıldı. Cilt, cilt altı ve kaslar sütüre edilerek postoperatif iyi bir kozmetik sonuç elde edildi. TARTIŞMA: İnfrastrüktür maksilla tümörlerinde subtotal maksillektomi uygulanabilirken bunun dışında kalan maksilla tümörlerinde total maksillektomi yapılmaktadır. Süprastrüktür tümörleri bazen total maksillektomiyle birlikte orbita ekzenterasyonunu, hatta kraniyofasial rezeksiyonu gerektirirler. İnfrasütrüktür tümörlerde yaygın olarak mediyal maksillektomi ya da inferior maksillektomi yapılmaktadır. Tümör mediyal maksiller duvar ve inferior duvarı tuttuğunda mediyal maksillektomi uygun bir seçenektir. Tümör sert damak ve superior alveolü tuttuğu durumlarda bazen Midfasiyal Deglowing insizyonu ve Lefort I osteotomisi ile inferior maksillektomi de yapılmaktadır. Ancak lateral, anterolateral ve posterior maksiller duvarın infiltre olduğu durumlarda sıklıkla total maksillektomi endikasyonu vardır. Bununla birlikte maksillanın benign tümörlerinde sadece lateral kompartmanın çıkarıldığı, orbital rim ve mediyal maksiller duvarın korunduğu bir yaklaşım tercih edilebilir. Uyguladığımız bu yaklaşımda rekonstrüksiyonun kolaylığı yanında kozmetik sonuçlar total maksillektomiden çok daha yüz güldürücü olmaktadır. Malign tümörlerde mediyal kompartman korunarak lateral maksillektomi yapmak ekspojur açısından güç ve tümör dokusu bırakma riski nedeniyle uygun olmayabilir. Ancak ameloblastoma gibi benign ancak lokal destrüktif seyreden patolojilerde lateral maksillektomi uygun bir seçenek olacaktır.

Türk Otorinolarengoloji XXXV. Ulusal Kongre Özetleri PS1-098

Kullanım Şartları
 LookUs & Online Makale