Ana Sayfa » Yayın Arşivi » Türk Otorinolarengoloji XXXV. Ulusal Kongre Özetleri » 2013 » Submandibuler Bölgede Pilomatriksoma
 

Submandibuler Bölgede Pilomatriksoma

Özcan M., Ünal A., Yılmaz F. Y., Kum O. R., Elibol E., Güreşci S.

AMAÇ: Pilomatriksoma veya Malherbe tümörü kıl follikülünün matriksinden köken alan, benign, kalsifiye adneksal bir tümördür. Seyrek olmamasına rağmen klinik önemi diğer lezyonlar ile karıştırılarak yanlış ön tanılara sebep olabilmesidir. Çalışmamızın amacı literatürü gözden geçirerek ön tanıda zorluklara sebep olan bu lezyonun klinik özellikleri, ayırıcı tanısı, histopatolojik özellikleri, tedavi yöntemleri ve takibi ile ilgili bilgileri olgumuz eşliğinde ortaya koymaktır. Olgunun Özellikleri: On yedi yaşında erkek hasta; kliniğimize sağ submandibuler bölgede cilt altında sert, mobil, ağrısız, üzerinde düzensizlikler olan ve palpe edilen 2x3 cm’lik kitle şikayeti ile başvurdu. Anamnezinde yaklaşık 3 yıldır mevcut olan ağrısız bir kitlesi mevcuttu. Bu süre içerisinde kitlenin boyutunda bir miktar artış olduğunu belirtti. Hastanın yapılan KBB ve sistemik muayenesinde başka bir patoloji saptanmadı. Hastanın yapılan boyun ultrasonografi (USG) tetkikinde, ‘Sağ submandibuler bölge lokalizasyonda, submandibuler bezden sınırları ayırt edilemeyen hemen cilt altında yerleşimli 29x19 mm ’lik içerisinde kalsifikasyonlar içeren heterojen hipoekoik solid bir kitle’ tespit edildi. Hastanın yapılan boyun MR tetkikinde ‘ Sağda submandibuler alanda cilt altı yağ dokusu içersine uzanan hetorojen kontrast tutan ve içersinde hemorajik yoğun içerikli kistik-nekrotik alanlar olan, yaklaşık 2,5x3,5 cm lik solid kitle lezyonu izlendi, submandibuler bez ile ilişki izlenmedi’ olarak raporlandı. Tedavi ve Prognoz: Kitle genel anestezi altında total olarak eksize edilerek, kesin histopatolojik tanı amacıyla patolojiye gönderildi. Peroperatif olarak lezyon cilt altı yerleşimli ve etrafındaki dokuya gevşek olarak yapışık yaklaşık 2x3 cm’lik çok sert, kalsifiye yüzeyinde düzensizlikler olan bir kitle olarak tespit edildi. Kitlenin üzeri belli belirsiz sarımtırak olmak üzere belirgin siyah renkliydi. Etraf sağlam dokudan 2-3 mm salim görünümlü dokuyla beraber kitle total çıkarılıp, insizyon primer olarak kapatıldı. Hasta postoperatif birinci gün genel durumu iyi olarak taburcu edildi. Patoloji sonucu pilomatriksoma olarak geldi. Hastamızın 3 aylık takibinde nüks görülmedi. YORUM: Pilomatriksomalar, genellikle sert, yavaş büyüyen, ağrısız, üzeri normal cilt dokusu ile örtülü subkutanöz veya dermal kitle olarak görülen benign lezyonlardır. Kesin teşhis histopatolojik inceleme gerektirmektedir. İleri tetkikler daha çok kitlenin yerleşim yerine göre ayırıcı tanı amaçlı yapılmaktadır. Bizim hastamızda da lezyonun yerleşim açısından submandibüler bölgeden kaynaklanabileceği için USG dışındaki ileri tetkik olarak MR yapıldı.Bizim olgumuzda da yaklaşık 0.2 cm’lik bir sağlam doku da çıkarılarak takip altına aldığımız hastamızın takip süresi kısa olmasına rağmen, 3 aylık takibinde nüks görülmedi. Pilomatriksoma basit cerrahi eksizyon ile tedavi edilebilen ve çok nadir olarak lokal nüks edebilen selim bir lezyondur. Klinik önemi ayırıcı tanıda özellikle hekim tarafından bilinmiyorsa zorluk oluşturabilmesi ve lokal nüks potansiyeli olduğundan bu hastaların takip programına alınması gereklidir.

Türk Otorinolarengoloji XXXV. Ulusal Kongre Özetleri PS1-130

Kullanım Şartları
 LookUs & Online Makale