Ana Sayfa » Yayın Arşivi » Türk Otorinolarengoloji XXXV. Ulusal Kongre Özetleri » 2013 » Ani İşitme Kaybı İle Başvuran Koklear Menier Hastalığı: Olgu Sunumu
 

Ani İşitme Kaybı İle Başvuran Koklear Menier Hastalığı: Olgu Sunumu

Tekin M., Karaca S., Kalcıoğlu M. T., Kökten N., Uzun L., Timurlenk E.

AMAÇ: Ani işitme kaybı ile başvuran hastaların tetkik ve tedavilerinde ayırıcı tanıda atipik menierin de akılda tutulmalıdır. Bu posterde işitmede ani azalma şikayeti ile başvuran, öntanıda koklear menier hastalığı düşünülen bir olgu vasıtasıyla koklear menier hastalığının hatırlatılması amaçlanmıştır. Menier hastalığı; fluktuan sensörinöronal işitme kaybı (SNİK), tinnitus, aural dolgunluk ve rekürren vertigo ile karakterize idiopatik bir iç kulak patolojisidir. Semptomların tümü görülmüyorsa atipik menier hastalığı olarak adlandırılır. Vestibüler menier hastalığında işitme kaybı olmaksızın epizodik vertigo, koklear menier hastalığında vertigo olmaksızın düşük frekansları tutan fluktuan SNİK görülür. Başlangıçta işitme kaybı düşük frekanslardayken hastalık ilerledikçe yüksek frekanslar da etkilenebilir. Mevcut fonksiyonel testler ve klinik değerlendirmeyle kesin tanıya gitmek zordur, kesin tanı ancak postmortem histopatatolojik çalışmayla konulabilir. Menier tedavisinde düşük tuzlu diyet, diüretik ve vestibüler supresanlar tercih edilir. Koklear menierde yüksek doz hidrokortizon sodyumsuksınat kullanılan vakalar bildirilmiştir. OLGUNUN ÖZELLİKLERİ-TEDAVİ ve PROGNOZ:39 yaşında erkek hasta 3 gündür sol kulağında dolgunluk, çınlama ve ani gelişen işitme azlığı şikayetiyle kliniğimize başvurdu. Başdönmesi, mide bulantısı, geçirilmiş ÜSYE, travma, aile öyküsü yoktu. Özgeçmişinde 10 paket yıl sigara kullanımı dışında özellik yoktu. Fizik muayenesinde bilateral timpanik membranlar doğaldı. Odyometrisinde sol kulakta 43/33dblik düşük frekansları tutan SNİK saptanması üzerine ani işitme kaybı tanısıyla hospitalize edilerek 1 mg/kg/gün metiprednizolon sodyumsuksinat ve hiperbarik oksijen tedavisi başlandı. Otoimmüniteye yönelik bakılan Ig degerleri, sedimantasyon, RF gibi markerlar normal geldi. Viral etiyolojiyi açısından hepatit, TORCH, HSV markerları negatif geldi, rutin biyokimyasal değerleri normaldi. Kontrastlı kulak MRGsinde patoloji saptanmadı. Tedavinin 4.gününde çekilen odyogramında işitme bilateral normal gelmesi üzerine steroid dozu düşürülerek hasta taburcu edildi. Hasta taburculuğunun 3.gününde şikayetlerinin nüksetmesi üzerine tekrar başvurdu, odyometrisinde sol kulakta 52/40Db lik 250, 500 ve 1000 Hzde SNİK saptanarak tekrar hospitalize edildi. Hastada steroid tedavisi almaktayken gelişen fluktuan düşük frekansları tutan SNİK gözlenmesi nedeniyle öntanıda koklear menier düşünüldü. Tedaviye sıkı tuz kısıtlı diyet, steroid ve hiperbarik oksijen tedavisiyle devam edildi. Hasta yatışının 3.gününde şikayetlerinde düzelme tarifledi. Odyometrisinde işitme bilateral normal sınırlarda, sol kulakta alçak frekanslarda hafif düşüş gözlendi. Hasta takiplerinde gün içinde işitmesinde yine azalma ve düzelmeler tarifledi. Bunun üzerine hastanın steroid tedavisi azaltılarak kesildi. Betahistin 24mg 2x1,diüretik ve tuz kısıtlı dıyet tedavisi ile taburcu edilerek takibe alındı. Hasta takiplerinde işitmesinde azalma tariflemedi. YORUM: Menier tanısının konulmasının zorluğunun yanında ani işitme kaybı ile ayrımının yapılması da hastanın teşhis ve tedavisinde önemlidir. Özellikle tekrarlayan ani iştme kayıplarında ayırıcı tanıda düşünülmelidir.Odyogramın özellikleri, recruitment pozitifliği ve vestibüler evoked miyojenik potensiyal ölçümleri ayırıcı tanıda yararlıdır. Endolenfatik hidropsla fluktuan SNİK arasındaki ilişki gliserol testiyle gösterilebilir.

Türk Otorinolarengoloji XXXV. Ulusal Kongre Özetleri PS2-016

Kullanım Şartları
 LookUs & Online Makale