Ana Sayfa » Yayın Arşivi » Türk Otorinolarengoloji XXXV. Ulusal Kongre Özetleri » 2013 » Konjenital Mastoid Kolesteatom: Temporo-Oksipital Bileşkede Atipik Yerleşim Olgu Sunumu
 

Konjenital Mastoid Kolesteatom: Temporo-Oksipital Bileşkede Atipik Yerleşim Olgu Sunumu

Yılmaz İ., Yılmaz S., Sökmen F. M.

AMAÇ: Konjenital kolesteatom nadir, atipik yerleşimleri daha nadirdir. Bu yazıda temporo-oksipital bileşkede atipik yerleşimi olan bir olgu literatür eşliğinde tartışıldı. OLGUNUN ÖZELLİKLERİ: 33 yaşında kadın hasta unutkanlık nedeniyle nöroloji polikliniğine başvurdu. Yapılan muayene sonrası istenen beyin MRG’de rastlantısal olarak saptanan sağ temporal kemik arkasında kitle nedeniyle tarafımıza konsülte edildi. Çınlama dışında yakınması olmayan hastanın KBB muayenesi normaldi. Temporal kemik BT’de sağ temporal kemik arkasında iç ve dış tabulada incelmeye neden olan, serebellum ve dural sinüslerle yakın komşuluk gösteren, litik-ekspansil kemik lezyonu tespit edildi. Mastoid havalanması ve orta kulak normal görünümde idi. Radyolojik ayırıcı tanıda lezyonun öncelikle dev hücreli tümör ve anevrizmal kemik kisti olabileceği düşünüldü. Hastaya sağ temporal kemikten tümör rezeksiyonu planlandı. TEDAVİ VE PROGNOZ: Yapılan operasyonda sağ aurikula 5 cm. arkasından ön bazlı posterior fossa kesisi ile girildi. Anterior bazlı palva, posterior bazlı galea flepleri kaldırıldı. Kitle kemik dokuyu yemiş bazı alanlarda cilt altına açılmaktaydı. Turlanmaya başlanıp kitle üzerine düşüldüğünde kolesteatom olduğu görüldü. Küret ile tüm sınırlarına kadar kitle eksize edildi. Kolesteatom arka üstte dura, altta mastoid apeks ve oksipital kemik, ön ve medialde sigmoid sinüs ile sınırlıydı. Oluşan boşluğun dura dahil tüm sınırları elmas tur ile turlanarak temizlendi. Boşluğa kemik talaş dolduruldu. Hastanın postoperatif takipleri ve 1 yıllık izleminde sorunu olmadı. YORUM: Konjenital kolesteatom tanısı, genellikle işitme kaybı ile başvuran kişilerde veya rutin muayene esnasında timpanik membranın arkasında beyaz renkli kitlenin görülmesi ile konur. Ancak bu bulgunun olmadığı hasta oranı literatürde de yüksektir. Konjenital kolesteatom çevre dokulara bası ve yıkıcı etki gösterene dek semptom vermeyebilir. Hastaların başvuru esnasındaki şikâyetleri kolesteatomun yerleştiği yere göre değişir. Mastoid bölge semptomları denge bozukluğu, labirent ve serebellar bozukluklar, basıya bağlı mastoid ve boyunda ağrı ile mastoid bölgede şişliktir. Konjenital kolesteatom 5 farklı lokalizasyonda bulunur: 1) petröz apeks, 2) serebellopontin köşe, 3) mastoid, 4) orta kulak, 5) dış kulak yolu. En sık bulunduğu yer orta kulak, en nadir bulunduğu yer ise mastoiddir. Bizim olgumuzda temporal kemik arka kısmında izole konjenital mastoid kolesteatom mevcuttu. Bu durum literatürde çok nadir görülen bir durum olmakla beraber klinik, görüntüleme ve histopatolojik olarak doğrulanmalıdır. Cerrahi yönetiminde, bilinen kolesteatom yaklaşımında olduğu gibi, lezyon tamamen çıkarılmalı ve periyodik postoperatif takipleri yapılmalıdır. Biz de, kitlesi sigmoid sinüsün arka altında yerleşmiş olgumuzda, kolesteatomu matriksi ile birlikte temizleyerek nüks olasılığını ortadan kaldırdık. Her ne kadar nadir de gözlense, bu olgu nedeniyle, temporal kemik çevresinde yerleşen kemik içi kitlelerin ayırıcı tanısında atipik yerleşimli konjenital kolesteatomun akılda tutulması anımsatıldı.

Türk Otorinolarengoloji XXXV. Ulusal Kongre Özetleri PS2-033

Kullanım Şartları
 LookUs & Online Makale