Ana Sayfa » Yayın Arşivi » Türk Otorinolarengoloji XXXV. Ulusal Kongre Özetleri » 2013 » Sinüzit Komplikasyonları: Orbital Apse Ve Subdural Ampiyem
 

Sinüzit Komplikasyonları: Orbital Apse Ve Subdural Ampiyem

Paksoy M., Berk D., Şanlı A., Erdoğan A. B., Yılmaz B. H.

AMAÇ: Vaka taktimindeki amacımız, sinüzit komplikasyonu olarak oluşan orbital apsede, aynı hastanın semptomlarına bilinç bulanıklığı ve kaybı eklendiğinde subdural ampiyemin de tanıda göz önünde bulundurulmasını vurgulamaktır. Olgunun özellikleri; Kliniğimize sağ üst göz kapağında şişme, gözün dışa ve aşağıya itilmesi, gözde kızarıklık, ağrı ve yüksek ateş ile başvuran hastanın muayenesinde; sağ gözün alt dışa doğru itildiği gözlemlendi ve gözde lokal ısı artışı ile birlikte hiperemi ödem ve ağrı tespit edildi. Endoskopik rinolojik muayenede her iki orta ve alt meada yoğun mukopürülan sekresyon ve alt konkalarda ödem vardı. Laboratuvar sonuçlarında lökositoz (15000 k/mm3) dışında patoloji saptanmadı. Hastaya bu bulgularla sinüzit ve orbital apse ön tanısı konularak tedavisi planlandı. Hastaya uygun cerrahi tedavi sonrası (endoskopik sinüs cerrahisi ve orbital apse drenajı) ilaç tedavisine devam edildi. Cerrahiyi takiben hastada nörölojik bulguların ortaya çıkması ile kranial MR çekildi ve hastaya subdural ampiyem öntanısı konularak tedavisi bu yönde planlandı. Tedavi ve prognoz; Orbital MR ile orbital apse sınırları tam olarak ortaya konuldu ve göz konsültasyonu değerlendirme sonucunda hastaya IV Seftriakson sodyum (3gr/gün) + Vankomisin (40mg/kg/gün) + Metranidazol (40mg/kg/gün) başlanarak acil operasyon planlandı. Operasyonda genel anestezi altında sağ orbita üst göz kapağı lateral superiordan insizyon yapılarak apse boşaltıldı ve penröz dren konuldu. Aynı seansta endoskopik olarak sağ ünsinektomi + sağ anterior ve posterior ethmoidektomi + frontal sinüs ostiumu genişletilmesi yapıldı. Hastada operasyona ve sonrasında yoğun antibiyotik tedavisine rağmen ikinci günde yüksek ateş, şiddetli baş ağrısı devam etti ve bu semptomlara bilinç bozukluğu ve bilinç kaybı ile seyreden 2-3 dakikalık epileptik ataklar eklendi. Hastada görülen bu semptomlar üzerine acil olarak Kranial MR çekildi ve hastaya subdural ampiyem tanısı konularak hasta gözlem altına alındı. Gözlem boyunca hastada antibiyotik tedavisine devam edildi ve sık çekilen kranial MR larla hastalığın seyri takip edildi. İlaç tedavisi ve sık aralıklarla çekilen kranial MR larla hasta takibi 6 hafta devam etti. Altı hafta sonunda hasta operasyona gerek kalmadan ilaç ve takip tedavisi ile hasta tam olarak iyileşti. Yaklaşık altı aydır takibimizde olan hastada enfeksiyon tekrarı ve her hangi bir nörolojik sekel gözlenmedi. YORUM: Tanısı kranial MR ve klinik ile konulabilen ve tedavisi cerrahi yapılmadan da mümkün olan subdural ampiyem de acil tanı ve tedavi hastalarda kalıcı sekel bırakmadan da iyileşmeyi mümkün kılmaktadır. Bizim olgumuzda olduğu gibi sinüzit komplikasyonu olarak gelişen orbital apse ve sonrası oluşabilecek subdural ampiyem için biz KBB hekimlerinin hasta takibinde bilinç bulanıklığı ve bilinç kaybı gibi nörolojik bulguları gözden kaçırmamaları gerekmektedir.

Türk Otorinolarengoloji XXXV. Ulusal Kongre Özetleri PS2-092

Kullanım Şartları
 LookUs & Online Makale