Ana Sayfa » Yayın Arşivi » Türk Otorinolarengoloji XXXV. Ulusal Kongre Özetleri » 2013 » Burun Açıklığının Objektif Ve Subjektif Metodlarla Değerlendirilmesi
 

Burun Açıklığının Objektif Ve Subjektif Metodlarla Değerlendirilmesi

Gerek M., Akçam T., Karakoç Ö., Yıldızoğlu Ü.

AMAÇ:Bu çalışmanın amacı burun tıkanıklığı nedeniyle valf cerrahisi yapılan hastaların ameliyat öncesi ve sonrası takiplerinde, burun tıkanıklığında kullanılan objektif (rinomanometri) ve subjektif (Vizuel Analog Skala) testlerin etkinliğini ve bu testler arasındaki ilişkileri incelemektir. YÖNTEM-GEREÇLER:Çalışmamıza burun tıkanıklığı ve burundan nefes alamama yakınmaları ile başvuran, yapılan fizik muayene ve rinomanometrik değerlendirmelerinde nazal valf darlığı saptanarak nazal valf cerrahisi yapılması planlanan 12 olgu katılmıştır. Bu olguların 4’üne alar batten, 3’üne butterfly, 1’ine upper lateral splay, 2’sine butterfly ve alar batten, 1’ine alar batten ve alar spreader ve 1’ine de alar ve dorsal spreader greftler uygulanmıştır. Olguların 5’ine septoplasti, 2’ine türbinoplasti eş zamanlı olarak yapılmıştır. Olguların subjektif burun tıkanıklığı 0-10 arasında derecelendirilen (0:tıkalı; 10: açık pasaj) Vizuel Analog Skala (VAS) ile değerlendirilmiştir. Burun tıkanıklıklarını objektif olarak değerlendirebilmek için olgulara ameliyat öncesi ve sonrası aktif anterior rinomanometri yapılmış ve total nazal direnç değerleri Pa*s/ml olarak kaydedilmiştir. BULGULAR:Valf cerrahisi yapılmış olan hastaların %90’ında rinomanometrik verilere göre düzelme meydana gelmiştir. VAS ile değerlendirilme sonucunda ise olguların %92sinde subjektif şikayetlerde düzelme saptanmıştır. Ameliyat öncesi VAS ortancası 5 (2-7), ameliyat sonrası VAS ortancası ise 8 (5-10) olarak saptanmıştır. Ameliyat öncesi nazal direnç ortancası 0,53 (0,21-2,50), ameliyat sonrası ise 0,35 (0,21-0,99) olarak saptanmıştır. VAS değerlerindeki artış ve nazal direnç değerlerindeki azalma istatiksel olarak anlamlıydı (sırasıyla p=0.006 ve p=0.01). Ameliyat öncesi ve sonrası 3. ayda VAS ve rinomanometri arasında ilişki saptanamazken; ameliyat sonrası 6. ayda ve her iki nazal pasaj ayrı ayrı değerlendirildiğinde aralarında korelasyon olduğu tespit edilmiştir (p=0.006 ve r=-0.66). SONUÇ:Hastaların takip süreçlerinin başlarında VAS ile rinomanometri arasında korelasyon olmaması objektif ve subjektif testler arasında ilişki olmadığını düşünmemize neden olmakla birlikte postop 6. aydaki korelasyon hastaların zamanla subjektif testleri daha doğru şekilde uygulayabildiklerini göstermektedir. Burun tıkanıklığının ve valf cerrahileri sonrası ameliyat başarısının değerlendirilmesinde VAS her nazal pasaj (sağ-sol) için ayrı ve olgular yeteri kadar aydınlatılarak uygulandıklarında efektif olarak kullanılabilir.

Türk Otorinolarengoloji XXXV. Ulusal Kongre Özetleri PS3-057

Kullanım Şartları
 LookUs & Online Makale