Ana Sayfa » Yayın Arşivi » Türk Otorinolarengoloji XXXV. Ulusal Kongre Özetleri » 2013 » Baş Boyun Kanserlerinde Kullanılan Rekonstrüksiyon Teknikleri
 

Baş Boyun Kanserlerinde Kullanılan Rekonstrüksiyon Teknikleri

Paksoy M., Şanlı A., Aydın S., Altıntoprak N., Erdoğan A. B., Yılmaz B. H.

AMAÇ:Baş ve boyun kanserlerinin en etkili tedavi yöntemi olan geniş rezeksiyon sonrası bazen oldukça büyük, kozmetik ve fonksiyonel açıdan sorun oluşturan defektler oluşmaktadır. Bu defektlerin kapatılması, kozmetik görüntünün korunması ve fonksiyonların devam ettirilmesi için farklı rekonstrüksiyon teknikleri kullanılmaktadır. Küçük defetktler komşu dokulardan çeşitli kaydırma flepleri veya farklı kalınlıklarda serbest deri greftleri ile kolayca kapatılabilirler. Ancak büyük doku kayıplarında daha farklı rekonstrüksiyon işlemlerine ihtiyaç duyulmaktadır. Bu çalışmada baş boyun kanserlerinin eksizyonu sonrası oluşan defektlerin veya cerrahi sonrası gelişen defekt rekonstrüksiyonunda ihtiyaç duyulan tekniklerin lokalizasyon ve kullanım oranlarının saptanması amaçlanmıştır. YÖNTEM-GEREÇLER:Dr. Lütfi Kırdar Kartal Eğitim ve Araştırma Hastanesinde 2006- 2013 yılları arasında baş ve boyun kanseri nedeniyle opere olmuş ve rekonstrüksiyon amacıyla yakın ve uzak flep teknikleri uygulanmış 39 hasta incelenmiştir. Hastalar tümör büyüklüğü, lokalizasyonu ve rekonstrüksiyon teknikleri açısından değerlendirilip sınıflandırılmıştır. Rekonstrüksiyonu kliniğimiz dışında yapılan ve rekonstrüksiyon gerektirmeyen baş boyun kanserleri çalışma dışında tutulmuştur. Primer tedaviyi takiben uygulanabilecek teknikler değerlendirmeye alınmıştır. Kulak burun boğaz hekimin başka kliniklere ihtiyaç duymaksızın uygulayabileceği teknikler vurgulanmıştır. BULGULAR:Hastaların 12’si kadın, 27 ‘si erkek ve yaş ortalaması 57.7 (15-89) dir. Tümörlerin lokalizasyonu; auriküler ca 6 (% 15), dudak ca 3(% 7,5), dil ca 5 (% 12,5), nazal cilt ca 10 (% 25), maksilla ca 6 (% 15), tükrük bezi ca 4 (% 10), yüz cildi ca 3 (% 7,5) ve mandibula ca 3 (% 7,5 ) şeklindeydi.Tümör boyutu 17 hastada(% 47) T1, 14 hastada (% 38) T2, 2 hastada(% 5 ) T3 ve 3 hastada (% 8) T4 idi.). 3 hastaya ise total larenjektomi sonrası oluşan faringokütanöz fistül onarımı için myokutan uzak fleple rekonstrüksiyon uygulanmıştır. SONUÇ:Kliniğimizde opere olan baş boyun kanserli hastaların büyük çoğunluğu erkeklerden oluşmaktadır. Tümör boyutu ile doğru orantılı olarak küçük lezyonlarda(0-2 cm) tam kat cilt grefti (%17) ve split thicness cilt greftleri(%14,6), daha büyük lezyonlarda ise (> 2 cm ) pedinküllü ilerletme ( % 17) ve rotasyon flepleri (% 26,8)uygulanmıştır. Lokal rotasyon ve ilerletme flepleri daha çok nazal cilt bölgesi, yüz cildi ve tükrük bezi tümörlerinde uygulanmıştır. Orofarengeal tümörlerin rezeksiyonu sonrası ise dil ve bukkal mukoza flepleri rekonstrüksiyon amacıyla tercih edilmiştir. Organ rezeksiyonu ve faringokutanöz fistül onarımı gibi rekonstrüksiyon gereketiren patolojilerde uzak myokutan flepler kozmetik ve fonksiyonel açıdan uygun seçenek olmaktadır.

Türk Otorinolarengoloji XXXV. Ulusal Kongre Özetleri PS3-107

Kullanım Şartları
 LookUs & Online Makale