Pediatrik Tiroid Papiller Karsinom

Sarı M., Bağlam T., Yumuşakhuylu C. A., Binnetoğlu A., Fındık O. M., Gündoğdu Y.

AMAÇ: Tiroid bezinden köken alan kanserler en sık görülen endokrin tümörler olup, çocukluk çağı kanserlerinin %0.3-2.7’sini oluştururlar. Tiroidin malign tümörlerinden çocuklarda en sık diferensiye tümörler görülmektedir. Papiller tiroid kanser, hem çocuklarda hem de erişkilerde en sık görülendir. Pediatrik tiroid papiller karsinom sıklıkla ergen yaşlarda görülse de neonatal dönemden itibaren literatürde rapor edilmiş vakalar bulunmaktadır. En önemli risk faktörü baş boyun bölgesine alınan radyasyon olmakla beraber RET onkogeni gibi genetik, endemik guatr ve iyot yetersizliği gibi çevresel faktörler de etiolojide yer almaktadır. Bu sunudaki amacımız pediatrik yaş grubundaki papiller karsinom nedeniyle opere ettiğimiz hastamızı tartışmaktır. OLGU: 5 aydır boyunda şişlik şikayetiyle kliniğimize başvuran 3 yaşında erkek hastanın yapılan fizik muayenesinde her iki level 2 'de en büyüğü 2x2 cm lik LAPlar mevcut. Boyun ultrasonografisinde ve bilgisayarlı tomografisinde boyunda multiple lenfadenopatiler tespit edilmişdir. Yapılan ince iğne aspirasyon biyopsisi yetersiz hücre elemanları olarak rapor edilmiştir. Tedavi: Hastaya total tiroidektomi, bilateral fonksiyonel boyun diseksiyonu ve santral boyun diseksiyonu operasyonu yapılmıştır. Hasta post operatif dönemde radyoaktif iyot tedavisi almıştır. Hastanın nüks kitlesi gelişmemiştir. YORUM: Çocuklarda görülen papiller tiroid karsinomunda erişkin yaş grubuna göre daha agresif seyretmekte olup tanı anında lenf nodu metastazı ( %80-90) pozitif, tiroid kapsülü dışına yayılım ve akciğer metastazları erişkinlere göre daha sıktır. Papiller tiroid karsinomunun çocuklardaki klinik ve biyolojik davranışları erişkinlere göre daha agresif olmakla birlikte mortalite oranı erişkin yaşa göre çok daha düşüktür.Papiller tiroid karsinom için optimal ameliyat tekniği tartışmalı olup papiller karsinom için risk faktörleri olan, palpable lenf nodu gözlenen hastalara total tiroidektomi, bilateral fonksiyonel boyun diseksiyonu ve santral boyun diseksiyonu önerilmektedir. Postoperatif dönemde radyoaktif iyot tedavisi gereklidir

Türk Otorinolarengoloji XXXV. Ulusal Kongre Özetleri PS3-143

Kullanım Şartları
 LookUs & Online Makale