Ana Sayfa » Yayın Arşivi » Türk Otorinolarengoloji XXXV. Ulusal Kongre Özetleri » 2013 » Pediatrik Hastada Primer Parotis Adenoid Kistik Karsinom: Olgu Sunumu
 

Pediatrik Hastada Primer Parotis Adenoid Kistik Karsinom: Olgu Sunumu

Güney K., Yaprak N., Karadağ H., Balaban K.

AMAÇ: Pediatrik yaş grubunda tükrük bezi tümörleri nadir görülmektedir. Bu kitlelerin histopatolojisi çeşitlilik göstermektedir.Görülen kitlelerin çok azını malign kitleler oluşturmaktadır. Yetişkinlerde olduğu gibi, pediatrik yaş grubu tükrük bezi tümörleri en sık parotis bezinde görülür. Yine yetişkinlerde olduğu gibi en sık görülen histopatolojik tip mukoepidermoid karsinomdur. Adenoid kistik karsinoma ise daha nadir rastlanır. Biz burada literatürde az rastlanan pediatrik yaş grubunda parotis adenoid kistik karsinom tanılı olgu eşiliğinde hastalığa klinik yaklaşımı gözden geçirmeyi amaçladık. OLGU: Olgumuz 8 yaşında kız çocuğu, sağ parotiste uzun süreden beri mevcut olan şişlik şikayeti ile babası tarafından kliniğimize getirildi. Öyküsünde şişliğin 8 aydan bu yana yavaş yavaş arttığı, beraberinde ağrı, yüzde uyuşma veya başka ek bir şikayetinin olmadığı öğrenildi. Özgeçmişinde ve aile öyküsünde herhangi bir özellik mevcut değildi. Hastanın yapılan muayenesinde sağ preaurikuler bölgede yaklaşık 2*1cm boyutlarında, mobil, ağrısız, sert kitle tespit edildi. Bunun dışında muayenesinde herhangi bir patoloji saptanmadı. Hastanın yapılan USG'sinde sağ parotis yüzeyel lojda ovoid, yaklaşık 1.5*1.5cm boyutunda nodüler lezyon gözlendi. Hastanın yapılan MRG'sinde sağ parotis yüzeyel lobta yerleşimli kontrast tutulumu gösteren kitlesel lezyon gözlendi. Hastaya İİAB yapıldı. Biopsi sonucu granülomatöz hastalık olabileceği yönündeydi. Buna yönelik yapılan tetkiklerinde herhangi bir granülomatöz hastalık bulgusuna rastlanmadı. Hastaya eksizyonel biopsi planlandı. Genel anestezi altında süperficial parotidektomi uygulanan hastanın histopatolojik tanısının adenoid kistik karsinom olarak raporlanması üzerine hastaya total parotidektomi uygulandı. Postoperatif dönemde de 28 gün boyunca 60Gy/gün radyoterapi verildi. Hastanın 1 yıllık takiplerinde herhangi bir nüks gözlenmedi. YORUM: Geç dönem rekürrens ve metastazlara yatkın olan bu hastalığın tedavisinin esasını cerrahi oluşturmaktadır. Perinöral invazyon yapması hastalığın rekürrens oranlarını arttırmaktadır. Postoperatif dönemde radyoterapi uygulanması ile rekürrenslerin önüne büyük ölçüde geçilebilir. Pediatrik yaş grubunda nadir görülmesine rağmen, hızla tanı konulup tedavisinin planlanması gereken hastalığın parotis kitleleri ayırıcı tanısında çocuklarda da mutlaka akılda tutulması gereklidir.

Türk Otorinolarengoloji XXXV. Ulusal Kongre Özetleri PS3-158

Kullanım Şartları
 LookUs & Online Makale