Ana Sayfa » Yayın Arşivi » Türk Otorinolarengoloji XXXV. Ulusal Kongre Özetleri » 2013 » Larenjektomili Hastalarının Bakımında Ve İletişiminde Hasta Yakınlarının Yaşadıkları Zorlukların Değerlendirilmesi
 

Larenjektomili Hastalarının Bakımında Ve İletişiminde Hasta Yakınlarının Yaşadıkları Zorlukların Değerlendirilmesi

Bolol N., İşçi Ç., Ülgen S., Kutlu L.

AMAÇ: Bu çalışma, larenjektomili hasta yakınlarının hastalarına bakım verirken ve iletişim kurarken yaşadıkları güçlüklerin belirlenmesi ve eğitimler verilebilmesi için yeni yöntemlerin geliştirilmesi amacıyla planlanmıştır. GEREÇ VE YÖNTEM: Bu çalışma tanımlayıcı ve analitik özellikte olup kesitsel olarak planlanmıştır.Araştırmanın evrenini bir üniversite hastanesinin kulak burun boğaz kliniğinde larenjektomi ameliyatı olmuş ve tedavisi devam eden hastaların yakınları, örneklemini ise 2012 yılında tedavi görenhastaların 55 yakını oluşturmuştur. Veriler literatür doğrultusunda araştırmacıların hazırladığı 13 soruluk anket formu , Deragotis (1977) tarafından geliştirilen Türkçe’ye uyarlaması Dağ tarafından yapılan 10 alt boyuttan (somatizasyon,opsesif-kompulsif,kişiler arası duyarlılık, depresyon, anksiyete, öfke-düşmanlık, fobit anksiyete, paranoid düşünce, psikotizim, ek skalalar) oluşan Ruhsal Belirti Tarama Listesi (SCL 90 R), Epstein ve ark. (1983)tarafından geliştirilen Bulut (1993 ) tarafından Türkçe uyarlanan 7 alt boyuttan( Problem çözme, iletişim, roller, duygusal tepki verebilme, gereken ilgiyi gösterme, davranış kontrolü ve genel fonksiyonlar) oluşan Aile Değerlendirme Ölçeği (ADÖ) ve Amirkhan (1990) tarafından geliştirilen Aysan (1994) tarafından Türkçeye uyarlanan 3 alt boyuttan (problem çözme, sosyal destek arama ve kaçınma) oluşan Stresle Başa Çıkma Stratejileri Ölçeği (SBÇÖ) kullanılmıştır. Araştırmaların verileri SPSS 15 programında değerlendirilmiştir.Sosyodemografik özelliklerinin değerlendirilmesinde; yüzde, aritmetik ortalama, karşılaştırmalarda; normal dağılım durumuna göre parametrik yada non parametrik testlerden varyans analizi testleri, ölçek puanları arasındaki ilişkiyi değerlendirmede correlasyon testleri, ölçeklerin güvenirliğinin analizinde güvenirlik testleri kullanılmıştır.Sonuçlar %95’lik güven aralığında, p<0.05 anlamlılık düzeyinde değerlendirilmiştir. BULGULAR:Çalışmaya katılan hasta yakınlarının çoğunun 42-48 yaşlarında (%32,7), kadın (%74,5), evli (% 72,7), ilkokul mezunu (%38,2) , hastanın eşi ( %45,5) olduğu ve hastaya sadece kendisinin baktığı ( %41,8) saptanmıştır.Çoğu hastasının teşhisini öğrendiğinde (%47,3) üzüldüğünü, ameliyat sonrası ilk karşılaşmasında gözlerini kaçırdığını, çok acı çektiğini düşündüklerini (%29,1)ifade etmiştir. Hastasıyla iletişim kurarken çoğu (%50,9) sorunlarını ve isteklerini anlatamayan hastasının sinirlendiğini, hastasının veya kendisinin okuma yazma bilmediği için durumun daha da zor olduğunu, anlaşamadıklarını, hastasına beden dilini kullanarak veya yazarak derdini anlatmasına yardım etmeye çalıştığını (%60) ve kendisinin de yazarak iletişim kurmaya çalıştığını (%45,5) ifade etmişlerdir.Hastasını anlamada zorlandığı zaman kendini kötü hissettiğini ve bu duruma üzüldüğünü (%29,1) ve hastasıyla iletişim kurmaya yönelik hastane çalışanlarından yakın ilgi, hoşgörü, güleryüz, psikolojik destek beklediğini (%29,1) belirtmişlerdir. Hasta yakınlarının SCL 90 R ölçeğinin alt boyut puanlarının normal sınırlar içinde(0-1.5) olduğu, ADÖ alt boyutlarından davranış kontrolünde aile işlevleri olarak sağlıksız ( 2 puanın üstü) olduğu (%69,1) , olduğu tespit edilmiştir. SBÇÖ’nin Sosyal Destek arama (21,0± 5,00) ve kaçınma alt boyut (21,0± 4,00)puan ortalamalarının daha yüksek olduğu saptanmıştır. SBÇÖ’de ; yaş, cinsiyet, medeni durum, eğitim, bakan kişi sayısı ile alt boyut puan ortalamaları arasında istatisitksel olarak anlamlı fark olmadığı (P>0,05) ancak sosyal destek arama alt boyut puan ortalamalarında hasta yakınları arasında istatistiksel olarak anlamlı fark olduğu (P<0,05, ) hastanın çocuklarının daha fazla sosyal destek arayışında olduğu saptanmıştır. SCL 90 R ölçeğinde; Somatizasyon , obsesif kompulsif, Kişilerarası Duyarlılık, depresyon, Fobik Anksiyete ve genel semptom indeksi alt boyut puanlarıyla SBÇÖ ölçeğinin; Problem çözme ve kaçınma alt boyut puanları arasında ters yönde anlamlı bir ilişkisi olduğu problem çözme ve kaçınma puanları arttıkça semptomların azaldığı tespit edilmiştir. ADÖ ölçeğinin iletişim altboyut puanları arttıkça SBÇÖ ölçeğinin problem çözme alt boyut puanlarının da arttığı aynı yönde anlamlı bir ilişkisi olduğu ( P<0,05) saptanmıştır.ADÖ’nün alt boyut puan ortalamalarındaki sağlıksızlık durumunun SCL 90 R ölçeğinin alt boyut puanlarının artışına etki ettiği tespit edilmiştir. SONUÇ:Hasta yakınlarının hastanın iletişim kurma zorluğundan etkilendiği, aile işlevlerinin sağlıklılık durumunun ve stresle başa çıkma stratejilerinin etkin kullanma durumunun ruh sağlıklarını etkilediği saptanmıştır.Bu nedenle iletişim kurma sürecini kolaylaştıracak yöntemlerin geliştirilmesinde ve gerekli eğitimlerin verilmesinde hemşirelere önemli roller düşmektedir.  

Türk Otorinolarengoloji XXXV. Ulusal Kongre Özetleri HB 4

Şub Rinoplasti Canlı Cerrahi Kursu
Adana Şehir Hastanesi Konferans Salonu
24
2024
Mar Allerjik Rinit 2024
İstanbul
5
2024
Kullanım Şartları
 LookUs & Online Makale