Ana Sayfa » Yayın Arşivi » Türk Otorinolarengoloji XXXV. Ulusal Kongre Özetleri » 2013 » KBB Kliniğinde Yatan Kanser Ve Kanser Olmayan Bireylerin Tamamlayıcı Ve Alternatif Tedaviyi Kullanma Durumları
 

KBB Kliniğinde Yatan Kanser Ve Kanser Olmayan Bireylerin Tamamlayıcı Ve Alternatif Tedaviyi Kullanma Durumları

Bolol N., Kaya N., İşçi Ç., Ülgen S.

Amaç: Tamamlayıcı tedavi, bilimsel tıp ile birlikte semptomları, ilaç yan etkilerini azaltma, yaşam kalitesini arttırma gibi amaçlarla kullanılan sağlık bakımı sistemleri, ürünleri ve uygulamalarıdır. Alternatif tedavi ise bilimsel tıbbi uygulamalar yerine yapılan ve etkisi bilimsel olarak kanıta dayandırılmayan tedavi yöntemleridir. Dünyada tamamlayıcı ve alternatif tedavi (TAT) kullanımının yaygınlaştığı düşünülmekte ve çalışmalar kanser hastalarında yoğunlaşmaktadır. Bu çalışma KBB kliniğinde yatan hastaların TAT kullanma özelliklerini incelemek ve kanserli bireylerin TAT kullanma oranlarının diğer bireylerden farklı olup olmadığını belirlemek amacı ile yapıldı. Gereç ve Yöntem: Araştırmanın evreni, bir üniversite hastanesinin KBB servisinde yatan hastalardan meydana geldi. Bu evren arasından 47 kanser, 56 kanser olmayan birey gelişigüzel örnekleme yöntemi ile araştırma kapsamına alındı ve veriler mayıs-ağustos 2013 tarihleri arasında toplandı. Araştırmaya başlamadan önce kurumdan yazılı, hastalardan sözlü bilgilendirilmiş olur alındı. Veri toplama aracı olarak Hasta Tanıtım Formu, Tamamlayıcı ve Alternatif Tıp Yaklaşımları Ölçeği (TATÖ) kullanıldı. Bulgular: Araştırma kapsamındaki bireylerin %64.1’i erkek, yaş yılı ortalaması 46.21 (SS=17.76), %39.8’i ilkokul mezunu, %60.2’si evli, %62.1’i çocuk sahibi, %79.6’sı ailesi ile yaşayan, %73.8’i çekirdek aile, %47.6’sı çalışan, %77.7’si yaşamının önemli bir kısmını şehirde geçiren, %76.7’si ekonomik durumunu "gelir giderlerimi karşılıyor" olarak tanımlayan, %40.8’i yaşamında hiç sigara kullanmayan, beden kitle indeksi (BKİ) ortalaması 24.90 kg/m2 (SS=4.67) olarak saptandı. Bireylerin TAT’a ilişkin özellikleri incelendiğinde %85.4’ünün herhangi bir TAT yöntemi kullanmadığı; kullananların %60’ının kullandığı yöntemi sağlık ekibi üyelerine bildirmediği ve bu yöntemi bağışıklık sistemini güçlendirmek, uygulanan tedaviyi desteklemek, şikâyetleri azaltmak, hastalığa şifa sağlamak ve hastalığın tekrarlamasını önlemek amaçları ile kullandıkları saptandı. Ayrıca kanser ve kanser olmayan bireylerin bu değişkenler yönünden istatistiksel anlamlılıkla farklı olmadığı (p>0.05) belirlendi. Kanserli bireylerin TATÖ ve alt boyut puan ortalamalarının bitkisel yaklaşımlarda (örn. ısırgan, çörek otu, karabaş otu, kırkkilit (at kuyruğu), kantaron otu, yaban mersini, çaylar vb; potansiyel dağılım (PD):0-30) 0,81 (SS=2,01); biyolojik yaklaşımlarda (köpekbalığı kıkırdağı, kaplumbağa kanı, tavşankanı; PD:0-3) 0,01 (SS=0,10); beslenmede (örn. bal, pekmez, meyve ve sebzeler, et vb; PD:0-18) 1,38 (SS=3,35); dini uygulamalarda (namaz kılma, dua etme, muska taşıma, yatır ziyareti, hocaya dua ettirme; PD:0-5) 1,43 (SS=1,54); bilişsel davranışsal terapilerde (meditasyon, egzersiz, reiki, akapunktur, bulantı için kol bandı; PD:0-5) 0,12 (SS=0,58); toplamda (PD:0-71) 3,74 (SS=5,46) olduğu görüldü. Kanser ve kanser olmayan bireylerin TATÖ ve alt boyut puan ortalamaları arasında istatistiksel anlamlılık taşıyan farkın bulunmadığı belirlendi. Sonuç: TATÖ’den elde edilen veriler potansiyel dağılımlarına göre incelendiğinde araştırma kapsamındaki bireyleri tamamlayıcı ve alternatif tıp uygulamalarına çok fazla rağbet etmedikleri söylenebilir.

Türk Otorinolarengoloji XXXV. Ulusal Kongre Özetleri HB 3

Kullanım Şartları
 LookUs & Online Makale